Go to content Go to navigation Go to search
Hamilelik&Doğum ile ilgili bilgi ve oneriler...

Doğum Sonrası Beslenme

Mart 30th, 2009 yazan admin

Hamilelik donemi ve ardindan dogumun gerceklesmesinden sonra yeni annelerimizin en hassas olduklari konu beslenme konusudur.

Bizde bu konuda yeni annelerimize yardimci olmak adina doğum sonrası beslenme ile ilgili bazi onemli uyarilari sizinle paylasmak istedik.

Kaloriye Dikkat!
Besin seçiminiz süt kaliteniz açısından önem taşır. Özellikle yeni bir anne olarak çok daha fazla enerjiye ihtiyacınız olacak. Bu nedenle eğer emziriyorsanız hamilelik öncesi ağırlığınızı korumak için almanız gereken kalori miktarına günde 400 ile 500 ekstra kalori eklemeniz gerekiyor.

Protein ve Beslenme
Enerjinin yüzde 15’i proteinlerden gelmelidir. Et, tavuk, balık, yumurta ve kurubaklagiller proteinler zengin olan besinlerdir.

Sebze
Her öğünde mutlaka sebzeve meyve tüketmeye çalışın. Sebzeler önce yıkanıp sonra mümkün olduğu kadar büyük parçalar şeklinde pişirilmelidir.

Demir Eksikligi
Demir eksikliğinizi gidermek için bol bol kırmızı et, pekmez, yumurta sarısı tüketin.

Folik Asit
Ezirme döneminde de tıpkı hamileliğinizde olduğu gibi folik asit yönünden zengin besinler tüketmelisiniz. Folik asit en fazla yapraklı yeşil sebzeler, karaciğer, böbrek, yumurta, kabuklu tahıllar, ceviz, badem, fındık, fıstık, mercimek, baklagiller ve taze sıkılmış portakal suyunda bulunuyor.

İyotlu Tuz
Hamilelik dönemi vücudun iyot gereksiniminin arttığı bir dönem. Emzirme döneminde iyotlu tuz kullanmak iyot ihtiyacını karşılamak için yeterli.

Bol Sivi Tuketimi
Doğumdan sonra emzirme döneminiz içerisinde günlük 2,5- 3 litre sıvı almaya özen gösterin.

Vitamin Takviyesi
Emzirme döneminde doktor tavsiyesi ile vitamin takviyesi alınabilir.

Emzirmek
Bebeğinizi emzirmek kilo vermenizi kolaylaştıran en etkili yöntemdir. Çünkü emzirme sırasında bazal metabolizma hızı denilen vücudun harcadığı enerji, normal dönemden daha fazladır. Bu nedenle, bu dönemde uygulanan sağlıklı bir beslenme programı ile hem kilo vermek kolaylaşıyor hem de bebeğinizi daha kaliteli sütle beslemiş olursunuz.

kaynak: bugun.com.tr

Hamilelik ve Kan Hastalıkları

Nisan 24th, 2008 yazan admin

Hamilelikte sık görülen kan hastalıkları nelerdir?

  • Anemi (kansızlık)
  • Demir eksikliği anemisi
  • Folik asit eksikliği
  • İlaca bağlı hemolitik anemi
  • Akut kan kaybına bağlı anemi
  • Kronik hastalıklara bağlı anemi
  • Hemoglobinopatiler 
  • Orak hücre hemoglobinopatisi
  • Aplastik-hipoplastik anem
  • Talasemiler
  • Polisitemi
  • Trombositopeniler
  • Gebelikte ortaya çıkan trombositopeniler
  • Kalıtsal trombositopeniler
  • İmmun trombositopenik purpura
  • Trombositoz
  • Trombositopenik mikroanjiopatiler
  • Pıhtılaşma bozuklukları
  • Trombofililer

Gebelikte en sık görülen kan hastalığı hangisidir?
Demir eksikliği anemisi gebelikte en sık görülen kan hastalığıdır. Gebe kadınların yaklaşık %95’inde görülür. Tüm ülkelerde üreme çağındaki demir alımının yetersiz olmasına bağlı çok yaygındır.

Demir eksikliği anemisinin belirtileri nelerdir?
Yorgunluk, güçsüzlük, bitkinlik, yememe, egzersiz tahammülsüzlüğü, depresyon, solukluk, çarpıntı, nefes darlığı.

Tedavi?
Demir desteği önerilir.

Demir eksikliği anemisini önlemek için ne yapılabilir?
Gebelikte demir ihtiyacı günlük diyet ile sağlanamaz, bu nedenle tüm gebelere demir tedavisi en azından 20. gebelik haftasından itibaren verilmelidir.

Folik asit eksikliği nedir?
Folik asit merkezi sinir sistemi gelişim açısından önemli bir vitamindir. Eksikliğinde bir tür anemi de ortaya çıkar. 30 yaşında büyük gebelerde, yetersiz diyetle beslenenlerde, çoğul gebeliklerde, gebeliğe bağlı yüksek tansiyonu olanlarda, epilepsi tedavisi alanlarda daha sık görülür.

Belirtileri nelerdir?
Kansızlık, bitkinlik, iştahsızlık, depresyon, diş eti hastalıkları, bulantı, ishal, kanama, enfeksiyonlara yatkınlık

Tedavi
Folik asit desteği yapılmalı. Gebelikten önce ve erken gebelik dönemlerinde folik asit kullanımı bebeğin merkezi sinir sistemi gelişim bozukluklarını önler.

İlaca bağlı hemolitik anemi kırmızı kan hücrelerinde bulunan bir enzimin eksikliğinde ortaya çıkar. Bu anemi çoğunlukla viral, bakteriye enfeksiyonlar, diyabetik asidoz, bakla yenmesi, bazı oksidan ilaçlara maruz kalınması durumunda gelişir. Tedavide atağı başlatan ilaç veya toksik maddelerin kesilmesi önemlidir. Enfeksiyon varsa acilen tedavi edilmelidir.

Orak hücreli anemi kalıtımsal bir kan hastalığıdır. Bu hastalıkta kırmızı kan hücrelerinin oksijen taşıma kapasitesi ve yaşam süresi azalmıştır. Tüm organlar etkilenebilir. Özellikle dalak, kemik iliği, plasenta gibi organlar sık etkilenir. Ağrı, ödem kanlanması bozulmuş dokuda yaygındır. Orak hücreli anemili gebelerde kansızlık artar. Folik asit kullanımı artar, ağrılı krizler, idrar yolu enfeksiyonu, pıhtılaşma, iç organ ve kemik ağrıları artar.

Tromboembolizasyon (damarlara pıhtı atması) gebelikte sık görülen bir durumdur. Doğum öncesi veya sonrasında oluşabilir. Derin bacak toplardamarlarında tromboz olan hastaların yaklaşık %50’sinde akciğer embolisi gelişebilir. Altta yatan kolaylaştırıcı bir neden olmadığında (ciddi enfeksiyon, geçirilmiş tromboemboli, ciddi tromboflebit, ciddi varisler, cerrahi doğum, zor veya uzamış doğum, anemi, kanama, kalp hastalığı, aşırı şişmanlık, ağır sigara içiciliği, uzamış yatak istirahatı..) yaygın değildir. Belirtileri bacakta şişlik, ağrı, hassasiyet, renk değişikliği, ateştir. Riskli hastalarda önlemeye yönelik tedavi başlanabilir.

Lenfoma, lösemi, Hodgkin hastalığı gebelikte nadir olarak görülürler. Genellikle üreme sonrası dönemde ortaya çıkarlar. Gebelikte ortaya çıkarlarsa kanama ve erken doğum yaygındır.

Etiketler: anemi, demir eksikligi, folik asit, gebelik, hamilelik, hemolitik, hhemoglobinopatiler, kan hastaliklari, kansızlık, oolisitemi, talasemiler, trombofililer, trombositopeniler, trombositoz

Kaynak: http://www.etlikdogumevi.gov.tr/