Go to content Go to navigation Go to search
Hamilelik&Doğum ile ilgili bilgi ve oneriler...

Erken Doğum Belirtileri ve Nedenleri

Eylül 5th, 2009 yazan admin

Normal bir doğum süreci ortalama 40 haftadır. Eğer doğum 36. haftadan önce gerçekleşirse bu bir erken doğumdur. Çok çeşitli nedenlerle birçok kadın erken doğum riskiyle karşı karşıya kalabilir. Anne ve bebek sağlığı açısından doğum zaman çok önemli. Bu yüzden anne adayları erken doğumun risklerinden kendini korumalı. Özellikle erken doğum bebek için büyük risk taşıyor. Erken doğan bebekler prematüre olabilir.

Erken doğuma sebepleri bebeğe be anneye bağlı olarak iki kısma ayrılıyor.

Bebeğe Bağlı Nedenler

  • Çoğul gebelik
  • Eşin bebekten zamanından önce ayrılması
  • Su seviyesinde anormallik

Anneye Bağlı Nedenler

  • Reşit olmayan, küçük yaşta doğumlar
  • 35 yaş üzerinde deki doğumlar
  • Daha önce geçirilmiş sorunlu hamilelikler
  • Rahim hastalıkları
  • Fazla kilo ve obezite
  • Tansiyon
  • Böbrek yetmezliği
  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Akciğer ve karaciğer hastalıkları
  • Kansızlık
  • Dengesiz beslenme
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Stres
  • Yoğun iş temposu

Erken Doğum Belirtileri
Her zamankinden fazla ve farklı sancılar yaşanıyorsa erken doğum başlıyor olabilir. Bel, sırt ve kasık bölgelerin deki sancılar erken doğumun habercisidir. Akıntı ve ishallerde diğer belirtileri destekleyerek ortaya çıkar.

Erken Doğum Onlenebilir mi?
Erken doğum annenin bilinçli olmasıyla ve doktorun takibiyle önlenebilir. Bu konuda en büyük görev annelere düşüyor. Anne adayları kendilerini erken doğum risklerinden korumalıdır. Hamilelik döneminde sıra dışı sancılar ve belirtiler hissediliyorsa mutlaka doktora başvurulmalı. Uzman doktorlar erken doğumu önlemleri alacaktır. Gerekli vitamin ve ilaç takviyesi ile erken doğum önlenir. Erken doğumda erken teşhis bu yüzden çok önemli.

Bu ve benzeri durumlarda mutlaka en yakın sağlık kuruluşundan yardım isteyin.

Erken Doğum Nasil Anlasilir?

Nisan 9th, 2009 yazan admin

Erken dogum saniriz hic bir anne adayimizin istemedigi bir dogumdur. Ancak yinede eger doğum yaklastiysa ve erken oğum gerceklesecekse neler yapmamiz gerektigini biliyormuyuz? Bu yazimizda sizlerle Doğum kaçınılmazsa ne yapmalıyız? ana sorusunun altinda doğum ile bilgiler verecegiz. Asagida yer alan yazimizda erken doğum, gerekirse sezeryan, suni doğumu başlatmak ile ilgili bilgileri bulabilirsiniz.

Doğum kaçınılmazsa ne yapmalıyız?
Erken doğumu tetikleyen unsurlara dikkat edilmeli. Tüm erken doğumların yaklaşık yüzde 30′luk kısmı Doktor kararıyla gebeliğin sonuçlandırılması şeklinde gerçekleşir. Anne hayatının tehlikede olduğu her durumda bebeğin olgunlaşma derecesine bakılmaksızın suni sancı ile ya da sezeryan yapılır.

Doktor kararıyla gerçekleştirilen erken doğum:
Tüm erken doğumların yaklaşık yüzde 30′luk kısmı Doktor kararıyla gebeliğin sonuçlandırılması şeklinde gerçekleşir. Anne hayatının tehlikede olduğu her durumda bebeğin olgunlaşma derecesine bakılmaksızın doğum indüksiyon (suni sancı) ile ya da sezeryan uygulanarak gerçekleştirilir. Gebeliğin devamının sakıncalı olduğu ağır preeklampsi, eklampsi, HELLP sendromu gibi durumlar, anne adayının ağır kalp hastalığının olması ya da kanamalı placenta previa ve ablatio placenta bu duruma örnek olarak verilebilir.

Gerekirse sezaryen yapılabilir
Fetusun uterus içinde yaşamaya devam etmesinin sakıncalı olduğu durumlarda da doğum gerçekleştirilir. Bunun en iyi örneği fetal distres gelişmesidir. Ağır fetal distres gelişmesi durumunda bebek ölmeden ya da asfiksi gelişmeden önce gerekirse sezaryen ile doğum acil olarak gerçekleştirilir ve bebeğe gerekli tedavi yapılır.

Suni doğumu başlatmak
Doğum eylemini başlatmak amacıyla uygulanan indüksiyon anne adayına uterus kasılmalarını sağlamak amacıyla damar yoluyla serum içinde oksitosin hormonu verilmesinden ibarettir. İndüksiyon öncesi serviks olgunlaşmasına bakılır ve olgun olmayan serviksin olgunlaşmasını sağlamak amacıyla bölgeye jel ya da toz şeklinde prostaglandin uygulanır. Serviks olgunlaştıktan sonra indüksiyona geçilirse indüksiyonun başarıya ulaşma şansı (doğum eylemini başlatma şansı) çok yüksektir. Doğum eylemi indüksiyon ile başlatıldığında sonuç alınamazsa sezaryen ile doğum yolu seçilir. Çok acil durumlarda (aniden gelişen fetal distres gibi) indüksiyon denenmeksizin direkt olarak sezeryan ile doğum gerçekleştirilir.

Doğum kaçınılmazsa hangi yöntem uygulanır?
Doğum şekli birçok faktöre bağlıdır. Genel olarak normal doğum tercih edilmelidir. Ancak bebeğin ağrılar esnasında veya doğum sırasında sıkıntıya gireceğine inanılırsa sezaryen tercih edilebilir.

Erken doğumun durdurulmayacağı Noktalar

- Bebeğin eşinin erken ayrılması
- Şiddetli vajinal kanama
- Gebeliğe bağlı ağır hipertansiyon
- Gebeliği etkileyen enfeksiyon
- Bebeğin tehlikede olması

Yaşamla bağdaşmayan bebek anomalisi Suların miyad dolmadan gelmesi, yani erken membran rüptürü (EMR ) de doğum eylemini başlatan diğer bir etkendir. Suların gelmesiyle açığa çıkan bazı maddeler ve olaya eklenen enfeksiyon erken doğum eylemini tetikler.

Erken Doğum (Preterm Doğum)

Şubat 17th, 2009 yazan admin

Bu yazimiz ozellikle hamilelik donemindeki anne adaylarimizi yakindan ilgilendiriyor. Asagida yeralan yazimizda erken doğum hakkinda bilgileri bulabilirsiniz.

Erken Doğum (Preterm Doğum)
Erken doğum, son âdet tarihinden 37 haftaya, yani yaklaşık 9 aya kadar olan doğumlara erken doğum denir. Tüm gebeliklerin yaklaşık %8′i erken doğumla neticelenir, ikiz gebeliklerde bu oran daha yüksektir. Bu şekilde doğan bebekler, “prematüre bebek” diye nitelendirilirler ve genelde doğum tartıları 2,5 kg’dan azdır.

Erken Doğum Nedenleri
Bebeklerin erken doğması birçok nedene bağlı olabilir. En önemli nedenlerden biri çoğul gebeliktir. Rahim içi ve dışı enfeksiyonlar, amniyon sıvısının fazla (polihidroamnios) olması, rahmin yapısal anormallikleri, rahim iç tabakası içine kanamalar, genetik faktörler, doğumu başlatan fizyolojik mekanizmaların erkenden tetiklenmesi erken doğumun en sık rastlanan sebepleri arasındadır. Ayrıca Kan uyuşmazlığı, eklamsi, sık doğum yapmış olmaktan ya da fetüsün dölyatağında normal olmayan bir biçimde yuvarlanmış olmasından kaynaklanır. Anne sağlığının bozuk olması, bebeğin normalden küçük olması da olasılığını arttırır. Canlı doğan prematüre bebeklerin çoğu, gerekli bakımların uygulanması koşuluyla yaşamlarını sürdürürler.

Prematüre bebek ölümlerinin başlıca nedenleri arasında solunum sorunları, enfeksiyonlar, beyin ve akciğer kanamaları sayılabilir.

Risk altındaki anne adaylarını şu şekilde sınıflandırabiliriz:

    * Yaşı 17′nin altında, 35′in üzerindekiler
    * Birden fazla bebek bekleyenler
    * Daha önce düşük ya da erken doğum yaşayanlar
    * Çok doğum yapmış olanlar
    * Bazı sistemik ve enfeksiyon hastalığı olan gebeler
    * Düşük kilolu anne adayları
    * Sigara kullananlar
    * Yüksek tansiyonu (hipertansiyon) olanlar
    * Hamileliğinde vajinal kanama sorunu olanlar
    * Stres altında ve yoğun çalışma şartları altında çalışanlar
    * Düşük gelir grubundan olan hastalar

Erken Doğum icin Alincak Onlemler
Anne kilosunun ve yaşının ideal aralıkta tutulması, çalışma şartlarının uygun olması, iki gebelik arası geçen sürenin 1 yıl üzerinde olması, sigara ve diğer kötü alışkanlıklardan uzaklaşılması ve olası erken doğum eyleminin; bel-kasık ağrısı, vajinal akıntı miktarında artış, su gelmesi, vajinal kanama gibi öncü belirtilerinin hasta tarafından erken fark edilmesi ve doktora başvurulması erken doğumu engellemede önemli ölçüde rol oynar.

Kaynak: wikipedia.org

Erken Doğum Nedenleri

Mayıs 9th, 2008 yazan admin

Soru: Ne zaman erken doğumdan söz edilir ve önemi nedir?
Acıbadem Hastanesi Kadıköy Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Yüksek Riskli Gebelik Ünitesi Sorumlusu Doç. Dr. Arda Lembet

Normal gebelik süreci 37-42 hafta arasındadır.Doğumun ister ağrıların başlaması veya suyun gelmesi isterse de başka bir nedenle 37.gebelik haftasından önce gerçekleşmesi erken doğum olarak adlandırılır. Toplumdaki sıklığı %10-12 arasındadır, ancak erken doğum için yüksek risk oluşturan hasta gruplarında bu oran çok daha yükselmektedir.

Anne karnındaki bebek ve yenidoğan (ilk 28 gün) dönemindeki tüm ölümlerin %80′i erken doğumlardan kaynaklanmaktadır. Yaşayan bebeklerin yakın dönemde karşı karşıya olduğu risklerden en önemlileri arasında yenidoğanın solunum problemleri, beyin içi kanamalar, yenidoğan retinopatisi (körlük), zeka ve motor fonksiyon bozuklukları ve barsak problemleri sayılabilir. Çok düşük ağırlıklı (750 g) altındaki bebeklerin yaşama şansları günümüz modern tıp imkanlarıyla sağlanabilse de bu grup bebeklerin bir kısmında ileride düşük okul başarısı, görsel motor fonksiyon bozuklukları ve çeşitli sosyal uyum bozukluklarının ortaya çıkabildiği bilinmelidir.

Rahim içi ve dışı enfeksiyonlar, çoğul gebelikler, amniyon mayiinin fazla olması, rahmin yapısal anormallikleri, rahim iç tabakası içinde kanamalar, genetik faktörler, doğumu başlatan fizyolojik mekanizmaların erkenden tetiklenmesi erken doğumun başlıca nedenleri arasında sayılabilir.Anne yaşının 17′nin altında veya 35 ‘in üzerinde olması, önceki doğumun erken doğum ile sonlanması, vajinal kanama, stres, düşük sosyo ekonomik durum, sigara ve diğer kötü alışkanlıklar, anne adayının aşırı zayıflığı, çalışma şartlarının ağırlığı ve gebeliğe eşlik eden iyi kontrol edilmemiş sistemik hastalıklar (diyabet, kalp, böbrek ve tiroid hastalıkları vb..) erken doğum açısından risk faktörlerini oluştururlar.

Kaynak: http://www.milliyet.com.tr/extra/venus/hamilelik/ham003/hamile67.html