Şubat 17th, 2010 yazan admin
Bilindiği üzere bebeklerde en sık rastlanılan hastalıklardan biridir kulak iltihabı. Bu konuda çocuğunuzla ilgili sürekli sıkıntı yaşıyorsanız öncelikle doktorunuzla beraber bunun sebebini ortaya çıkararak işe başlamalısınız.
İkinci adımda ise yapılması gerekenler yalnızca siz ebeveynleri ilgilendiriyor. Nedeni tam olarak saptandıktan sonra alınacak doğru önlemler bebeğin bu hastalığı daha az aralıklarla ve daha hafif atlatmasını sağlayacaktır.
Kulak iltihabının ilk belirtisi burun akıntısıdır. Burun akıntısını tıkanıklığa dönmeden eğlenmesi gerekir. Bu konuda özellikle bebekler için önerilen tuzlu su kapsüllerinden yaralanılabilir.
Bebekler ortaya çıkan kulak iltihabında dikkat edilmesi gereken bir diğer hususta onları emzirme pozisyonudur. Bebeğin yatay pozisyonda yutkunması halinde bu sıvının veya genizden gelen sıvının orta kulağa gitmesi sonucunda enfeksiyonlara rastlanılabiliyor.

Bebeklerde Kulak İltihabı
Kulak iltihabı durumunda bir başka uyarı; banyo sırasında kulağa su kaçmasını engellemektir. Bebekler için önerilen siper ya da kulak tıkaçları ile kulak iltihabı büyük oranda önlenmiş olur. Banyo sonrasında ise bebeklerin kulaklarını kurulamak için kullanılan pamuklu çubukları kullanmaktan kesinlikle vazgeçin.
Bebeklerdeki kulak iltihabı eğer alerjik kökenli ise durum daha farklıdır. Alınacak önlemlerde daha bilinçli olunmasını ve kesinlikle doktor danışıklığı ile hareket edilmeli.
Çağımızın en önemli sorunlarından biri olan sigara kullanımı bebekler içinde çok büyük tehlikeler taşıdığı hiçbir zaman unutulmamalı. Bebeğinizin her türlü solunum yolu rahatsızlıklarından korunmasını istiyorsanız onun bulunduğu ortamda ne siz sigara için ne de başkalarına müsaade edin.
Bebeklerde kulak iltihabı şüphesinde kalıtsal ve ciddi hastalıklara meydan vermeden mutlaka önce kesin tanı konulmalı ve gereken tedaviler bir an önce uygulanmalıdır.
Ocak 27th, 2010 yazan admin
Bebek ve anne birbirlerine sadece bir kordonla bağlı değildir. Anneler bebeklerini doğurmadan önce bile sever, kabullenir hatta konuşurlar. Onlara müzik dinletmek, bir şeyler anlatmak yani varlıklarını kabul etmek gerekiyor.
Bebek bunların ne kadarını duyar?
Yapılan birçok araştırmaya ve literatüre göre anne karnındaki bebekler çevresinde olan çoğu şeyin farkındadır. Her şeyi duyarlar fakat sonradan hatırlamazlar. Anne stresli olduğunda, mutlu olduğunda annenin her ruh halinden bebekler etkilenebilir. Aşırı stresli bir hamilelik, çok sinirli bir anne adayı bebek için son derece olumsuzdur hatta bu durum bebek için kalıcı bir özelliğe bile dönüşebilir. Bu yüzden gebelikte bedenen ve ruhen sağlıklı olmak çok önemli. Çünkü bebekler annenin enerjisiyle beslenir ve sıfatlarıyla vasıflanır.
Yakınları tarafından gebe kadınlara hep aynı ikazlar yapılır. Negatif insanlarla görüşme, üzücü haberler izleme, sinirlenme, sağlıklı beslenme vs… gibi. Bütün bunlar kulaktan dolma bilgiler gibi gelebilir fakat doğrudur ve psikoloji tarafından da destekleniyor.
Gebe kadınlar gebelikleri boyunca sergilediği davranışlarla bebeği şekillendirir. Gebelikte gerekli vitamin ve mineraller gerektiği kadar alındığı takdirde bebek sağlıklı ve zeki olur. Gebelikte özellikle, folik asit ve demir alınması gerekir. Örneğin gebelikte balık tüketimi bebek için çok sağlıklı bir tercih olur. Gebelikte beslenme hem anne hem de bebek için çok önemli. Sağlıklı ve hafif beslenmek ve en önemlisi her besinden az da olsa tüketmek bebeğin gelişmesini ve zeki olmasını sağlar.
Aralık 23rd, 2009 yazan admin
Hamilelik donemi alınan kilolar anne adayının metobolizma ve bünyesine göre çeşitli değişiklikler göstermektedir. Bunun için ortalama bir kilo limiti koymak mümkün değildir. Her kadın kendi vücuduna göre bu sayıyı hesaplayabilir. Ancak kilo sorunu olan ve şeker, kalp gibi hastalıkları bulunan anne adaylarının 7-11 kg alması sorun olabileceği, ama zayıf anne adaylarının 15-20 kg alması sorun olmayacaktır.
Doğum sonrasi 4-6 kg arası kilo verildikten sonra, doğru beslenme ile istenilen kiloları vermek mümkündür. Zayıflamak isteyen annelerin yaptığı yanlışlar arasında az yemek geliyor. Bu tamamen yanlıştır. Yeterli besin maddeleri alınmadığında vücut ihtiyaçlarını gideremez. Bu da anne sağlığı açısından risk taşımaktadır. Ayrıca anne sütünün azalmasına neden olur. Bu yüzden dengeli ve düzenli beslenerek hem kendi sağlığınız hemde bebeğinizin sağlığını riske atmamış olur, istenmeyen kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.
Anne sütü alan çocuk ilk dört ayda gelişim gösterir. Daha sonra büyüme hızı yavaşlar. Altıncı aydan sonra gerekli ek besinlerle bebeğinizin gelişimine destek olmanız gerekmektedir. Hamilelik de kilo alan anne bebeğin dördüncü ayından sonra doktor kontrolü altında diyet yapabilir.
Uzmanların açıklamalarına göre aylık 1.5-2 kg vermek annenin sağlığı olumsuz etkilememekte olup, anne sütüne bir zararı bulunmamaktadır. Fazla kilolu bir anne için, kiloları uzunca bir süreye bölmek annenin sağlığı ve sütün yeterliliği açısından uygun görülmektedir. Çok hızlı kilo veren annede, halsizlik, eklem ağrıları, baş ağrıları,a ğız kokusu baş göstermektedir. Bu yüzden düzenli bir şekilde beslenip kilo vermek gerekir.
Normal doğum sonrasinda 7 günden itibaren spor yapmak uygun görülmektedir.İlk haftalarda anne süt üretimi ve loğusalık dömeninden geçtiği için yorgunluk görülür.Bu yüzden ilk haftalar günde en fazla 15 dakika kadar spor yapılmalıdır.Fazlası anne sağlığı açısından risk taşımaktadır.
Aralık 11th, 2009 yazan admin
Kordon dolanması, anne karnındaki bebeğin hareketleri sonucunda veya doğum esnasında görülen bir durumdur. Yapılan araştırmalar her 4 bebekten birinin kordon dolanması yaşadığı yönündedir. Doğum esnasında kordon dolanması yaşanırsa, bu bebeğin kalp ritmiyle belli olur. Anne karnındaki bebekte ise ancak ultrason yöntemiyle anlaşılabilir.
Kordon dolanması bebek için tehlike arz etmezken bazı durumlarda tehlike hatta ölümcül olabilir. Doğum esnasında kordon dolanması nedeniyle bebeğe giden oksijen ve kanda azalma yaşanabilir ve bu da bebek için risk oluşturur. Bu durumda anne yan yatırılır. Bebeğin kalp atışlarında herhangi bir düzelme olmazsa başvurulacak yöntem sezaryendir.
Bazen kordonun kısa olması nedeniyle veya kordonun birden fazla dolanması sebebiyle normal doğum esnasında bebeğin çıkması engellenebilir. Bu durumda da başvurulacak yöntem sezaryen doğumdur.
Kordon dolanması nadir olarak bebek ölümlerine de neden olabilmektedir. Ancak ne şekilde ve hangi durumlarda sebebiyet verdiği konusunda kesin bir tanı bulunmamaktadır.
Hamilelik esnasında kordon dolanmasının teşhisi doppler ultrason ile kolay bir şekilde konulabilir. Doktor, dolanmanın durumuna göre kişiyi yakın takibe alabilir. Bu durumlar genelde dolanmanın 3’ten fazla olması durumundadır.
Kasım 24th, 2009 yazan admin
Hamilelik öncesi kilonuz hamilelikte alacağınız kiloyu ciddi oranda belirler. Hamile kalmadan önce aşırı kiloluda olsanız gebeliğiniz boyunca fazla kilo almamak için diyet yapmanız asla önerilmemektedir.
Hamileliğiniz ilk aylarında fazla kilo almamanız gayet normaldir. İlk aylarda aldığınız bütün gıdalar bebeğin gelişimi için harcanmaktadır. Gebeliğin son aylarına doğru ise alınan kilolar anne ve bebek arasında eşit oranla dağılır.
Gebelikten önce kilonuz normalden düşük ise gebelik dönemi boyunca 12 ile 18 arası kilo almanız normal olarak karşılanır.
Normal kiloya sahip iseniz gebelik süresince alacağınız normal kilo oranı ise 11 ile 15 kilo arasıdır.
Gebe kalmadan önceki kilonuz normal kilodan fazla ise alacağınız kilo oranı 6,5 kilo ile 11 kilo arasındadır.
Normal kilonuzdan çok fazla kiloya sahip iseniz, tıp diline göre obez grubuna giriyor iseniz gebelik süresince 6,5 kilo almanız normaldir. 6,5 kilodan fazlası hem anne adayının sağlığı hem de bebeğin sağlığı için risk oluşturur.
İkiz bebek bekleyen anne adaylarının ise gebelik dönemi süresince almaları gereken normal kilo oranı ise 15 ile 20 kilo arasıdır.
Kasım 12th, 2009 yazan admin
Hamilelik döneminin başlamasının ardından görülen vajinal kanamalar hekimler tarafından dikkatle incelenmektedir. İlk 3 aylık dönemde görülen kanamalar adet görme şeklinde olabileceği gibi düşük riski olduğunun da göstergesi olabilmektedir.
İlk 3 aylık dönemden sonra görülen kanamalar ise düşük riskinin fazla olduğunu, plasentanın rahmin aşağısına doğru yerleştiğini veya ciddi bir enfeksiyon durumunun oluştuğunun göstergeleri olabilmektedir. Bu dönemde ciddi şekilde takip edilmeyen kanamalar sonucu fetüs ölümleri gerçekleşebilmektedir.
Anne adayında oluşan yüksek tansiyon da kanama nedeni olabilir, bu durum hem anne için hem de bebek için ciddi bir sorun teşkil etmektedir.
İlk 3 aydan sonraki dönemde oluşan kanamaların son nedeni ise rahim veya rahim ağzında oluşan sorunlara bağlı olabilmektedir.
Hamileliğin son 3 ayında oluşan kanamalarda ise erken doğum tehlikesi veya erken doğum olabileceğini göstermektedir. Plasentanın erken ayrılması çok hayati bir kanama göstergesidir.
Son dönemde yapılan vajinal muayeneler de kanama nedenleri olabilmektedir. Hamilelik dönemi nde görülen bu kanamalar oluşması durumunda yapılabilecekleri hekimler şöyle belirtiyorlar.
Kanamanın nedeni düşük tehlikesi ise yatak istirahati ve hareketlerde kısıtlamalar önerilmektedir.
Aşırı kanamaya bağlı demir eksikliği oluşması durumunda ise ilaç tedavisi uygulanması önerilir.
Gebeliğin son 3 ayında devam eden bu kanamalar istirahat, ilaç tedavisi gibi yöntemlere rağmen durmuyor ise bebeğin genel durumu, doğumdan sonra dış ortama uyum sağlayıp sağlayamayacağı göz önünde bulundurularak erken doğum gerçekleştirilebilmektedir.
Kasım 5th, 2009 yazan admin
Hamilelikle ilgili korkularınız kafanıza takılan sorularınız olabileceği ihtimaliyle hamileliğe hazırlanabilmeniz için küçük ipuçlarını paylaşacağız…
* Bebeğinizin anne sütü emip daha sağlıklı olmasını istiyorsanız kendinizi buna hazırlamalısınız. Sütünüzün gelmeyeceğini düşünüp kendinizi bu konuda sıkarsanız psikolojik olarak etkilenirsiniz. Doğumdan önce verilen kurslara katılmalı ve emzirme tekniklerini öğrenmelisiniz.
* Hamileyken kullandığınız ilaçlara dikkat edin. Hamileyken kullanmanızda bir sakınca olmayan ilaçlar olsa bile doktorunuza danışmadan hiçbir ilacı kullanmayın.
* Hamileyken havuzdan çıkmayın. Hamileyken suya girmenizin vücudunuza çok yararı vardır. Su içinde vücut ağırlığınızdan kurtulacak ve fazlasıyla rahatlayacaksınız.
*Hamilelik döneminde gece uyumakta zorluklar çekebilirsiniz bu sebeple gündüzleri ara ara belli saatlerde uyuyarak rahat anların tadını çıkarabilirsiniz.
* Herkesin sizi şımartmasına izin verin. Hamile olduğunuz için şüphesiz odak noktası da siz olacaksınız. Bu güzel anların tadını çıkarın ve bebeğiniz için mutlu olmaya çalışın. Biliyorsunuz ki sizin moraliniz ne kadar yüksek olursa bebeğinizde o kadar mutlu ve rahat olur.
* Hamilelik döneminde idrar yolları enfeksiyonlarını engellemek için bol bol sıvı tüketin. Normal bir insanın günde alması gereken sıvı miktarı 2 litredir. Hamile olduğunuz için sakın bu miktarın altına inmeyin. Daha çok sıvı almak sağlığınızı koruyacaktır.
Ekim 13th, 2009 yazan admin
Aileniz büyüdü ve yeni bir birey daha atıldı. Bu birey tamamen size muhtaç ve siz onunla ilgilenirken kendinize de zaman ayırmak zorundasınız. Lohusalık döneminde kayınvalideniz, anneniz veya arkadaşlarınızın size sundukları yardım isteklerini geri çevirmeyin. Gerektiğinde yardım istemekten çekinmeyin.
Hastaneden çıkıp eve geldiğiniz andan itibaren mutlaka eşinizi de bebek bakımına yardımcı olması için uyarın ve bakıma dahil edin. Uykusuz geçireceğiniz gecelerde en büyük destekçinizin eşiniz olacağını sakın unutmayın. Doktorunuzun verdiği beslenme şekline uymaya özen gösterin, süt yapsın diye ailenizin sizin önünüze koyduğu her şeyi yemeyin.
Hamilelik süresince alınan kiloları hemen vermek için sabırsızlanmayın, kilolarınızdan kurtulmak için kendinize zaman tanıyın.
Geceleri emzirmek için uyandığınızda sinirlenmemeye özen gösterin, sabah işe gitme derdiniz olmayacağı için rahatça uyuyabilirsiniz. Unutmayın ki sizin sinirlenmeniz bebeğinizi kötü etkileyecektir.
Ekim 8th, 2009 yazan admin
Her anne olacağını duyan bayan dille ifade edilemeyen mutluluklar yaşar. Bu mutluluklar bazen hiperaktifliğe dönüşebilir. Çok hızlı olursanız bebeğinizde tehlikede olur. Bu nedenle gebe bayanlara söylenmesi gereken sözlerden biri budur.
Gebeliğin ilk günlerinde aşerme denilen aşırı yemek yeme isteği oluşur. Aşırı yiyen bayanların üstelik ilginç istekleride olur. Örneğin kış mevsiminde karpuz isteyebilirler. Bu oldukça doğaldır. Hamilelik bittikten sonra ise bu aşerme ortadan kaybolur.
Gebeliğin döneminin ortasında daha çok hareketsizlik oluşur. Çünkü bebek anne karnında oldukça büyümüştür ve ağırlığını hissettirmeye başlamıştır. Bu dönemde anne adayı kısa kısa yürüyüşler yapmalıdır. Fakat bu yürüyüşler yavaş gerçekleşmelidir. Aksi takdirde anne karnındaki bebek ölebilir. Bu nedenle hamile bir bayan kesinlikle ev işleri yapmamalıdır. Özellikle ağır kaldırmamalıdır. Gebe bir bayan ağırlık kaldırdığında karın kasları kasılır ve bebek anne karnında sıkışır. Vücudu su olan bir bebekte hayatını kaybedebilir.
Ayrıca gebelikte doktor kontrolüne gidilmelidir. Belli aralıklar ile doktor kontrolüne gitmeniz hem sizin hem de bebeğiniz açısından önemlidir.
Eylül 23rd, 2009 yazan admin
Anne sütü bir insanın hayatında aldığı ilk besindir. Büyüyüp, gelişmek için anne sütünün çok büyük önemi var.
Emzirme, bebek sağlığı ve kadın sağlığı açısından önemli bir yere sahip. Emen bebek sağlık kazanır ve annesiyle duygusal bir bağ kurar. Emziren kadın ise göğüs kanseri olma riski minimuma iner ve bebekle duygusal bağ oluşturur.
Emzirmek gibi hayatsal faaliyetleri yaparken annenin dikkat etmesi gerekenler
Hijyen: Emzirmede ilk şart hijyendir. Annenin bebeğini emzirmeden önce temiz olması gerekiyor.
Beslenme: Yeteri kadar anne sütüne sahip olmak bebek sağlığı ve doyumu için önemli. Bebeği besleyen anne olduğu için annenin doğru beslenmesi gerekiyor. Gaz yapıcı, suni ve sağlıksız her gıdadan uzak durulması gerekir. Bol sıvı almak ve süt arttırıcı besinler yenmeli. Özellikle ayran ve tatlı anne sütünü arttıran besinlerdir.
Uygun emzirme pozisyonu : Dik oturmak, bebeği doğru tutmak ve emzirme sırasında annenin uyanık olması gerekir. Yatarken bebeği memede unutmak ve iç geçirilmesi bebeğin sütten boğularak ölmesine neden olabilir.
Sık aralıklarla emzirmek : Bebeğin sık meme emmesi gelişimi için ve annenin sağlığı için çok faydalı. Annenin ağrı ve sancıları azalır.
İlk 4 ay : Bebek ilk dört ay anne sütünden başka hiçbir besin almamalıdır. Anne sütü bebeğin bütün gereksinimlerini karşılar.
Anneler bebeklerini emzirmekte ihmalkâr olmamalı. Anne sütü bebeği korur, emzirmekte anneyi korur.