Go to content Go to navigation Go to search
Hamilelik&Doğum ile ilgili bilgi ve oneriler...

Hamilelik Sonrası Estetik Ameliyat

Eylül 26th, 2009 yazan admin

Hamilelik sonrasi tum annelerin en buyuk sorunu suphesiz vucutlarinda meydana gelen deformasyondur.

Gebelik doneminin gecirilme zorluguna ve yapilan egsersizlerle dogru orantili olarak bu deforme bazi kadinlarda fazla bazi kadinlarda daha az olmaktadir. ama sonuc olarak az veya cok vucutta bir bozulma soz konusudur.

Ozellikle sezeryan doğum yapan bayanlarda karin bolgesininde kesilmesi sebebiyle daha cabuk toparlanilamamaktadir.

Bu ve benzeri tum bilgileri asagida yer alan Hamilelik Sonrası Estetik Ameliyat baslikli videomuzda bulabilirsiniz.

Op. Dr. Dilek Avşar‘in anlatimiyla (karın germe, meme estetiği, yağ aldırma, yüz germe, cilt sarkmalari, göğüs estetiği vb.)   estetik konusunda genis aciklamalar tum sorularinizin yaniti olacaktir.

Erken Doğum Nasil Anlasilir?

Nisan 9th, 2009 yazan admin

Erken dogum saniriz hic bir anne adayimizin istemedigi bir dogumdur. Ancak yinede eger doğum yaklastiysa ve erken oğum gerceklesecekse neler yapmamiz gerektigini biliyormuyuz? Bu yazimizda sizlerle Doğum kaçınılmazsa ne yapmalıyız? ana sorusunun altinda doğum ile bilgiler verecegiz. Asagida yer alan yazimizda erken doğum, gerekirse sezeryan, suni doğumu başlatmak ile ilgili bilgileri bulabilirsiniz.

Doğum kaçınılmazsa ne yapmalıyız?
Erken doğumu tetikleyen unsurlara dikkat edilmeli. Tüm erken doğumların yaklaşık yüzde 30′luk kısmı Doktor kararıyla gebeliğin sonuçlandırılması şeklinde gerçekleşir. Anne hayatının tehlikede olduğu her durumda bebeğin olgunlaşma derecesine bakılmaksızın suni sancı ile ya da sezeryan yapılır.

Doktor kararıyla gerçekleştirilen erken doğum:
Tüm erken doğumların yaklaşık yüzde 30′luk kısmı Doktor kararıyla gebeliğin sonuçlandırılması şeklinde gerçekleşir. Anne hayatının tehlikede olduğu her durumda bebeğin olgunlaşma derecesine bakılmaksızın doğum indüksiyon (suni sancı) ile ya da sezeryan uygulanarak gerçekleştirilir. Gebeliğin devamının sakıncalı olduğu ağır preeklampsi, eklampsi, HELLP sendromu gibi durumlar, anne adayının ağır kalp hastalığının olması ya da kanamalı placenta previa ve ablatio placenta bu duruma örnek olarak verilebilir.

Gerekirse sezaryen yapılabilir
Fetusun uterus içinde yaşamaya devam etmesinin sakıncalı olduğu durumlarda da doğum gerçekleştirilir. Bunun en iyi örneği fetal distres gelişmesidir. Ağır fetal distres gelişmesi durumunda bebek ölmeden ya da asfiksi gelişmeden önce gerekirse sezaryen ile doğum acil olarak gerçekleştirilir ve bebeğe gerekli tedavi yapılır.

Suni doğumu başlatmak
Doğum eylemini başlatmak amacıyla uygulanan indüksiyon anne adayına uterus kasılmalarını sağlamak amacıyla damar yoluyla serum içinde oksitosin hormonu verilmesinden ibarettir. İndüksiyon öncesi serviks olgunlaşmasına bakılır ve olgun olmayan serviksin olgunlaşmasını sağlamak amacıyla bölgeye jel ya da toz şeklinde prostaglandin uygulanır. Serviks olgunlaştıktan sonra indüksiyona geçilirse indüksiyonun başarıya ulaşma şansı (doğum eylemini başlatma şansı) çok yüksektir. Doğum eylemi indüksiyon ile başlatıldığında sonuç alınamazsa sezaryen ile doğum yolu seçilir. Çok acil durumlarda (aniden gelişen fetal distres gibi) indüksiyon denenmeksizin direkt olarak sezeryan ile doğum gerçekleştirilir.

Doğum kaçınılmazsa hangi yöntem uygulanır?
Doğum şekli birçok faktöre bağlıdır. Genel olarak normal doğum tercih edilmelidir. Ancak bebeğin ağrılar esnasında veya doğum sırasında sıkıntıya gireceğine inanılırsa sezaryen tercih edilebilir.

Erken doğumun durdurulmayacağı Noktalar

- Bebeğin eşinin erken ayrılması
- Şiddetli vajinal kanama
- Gebeliğe bağlı ağır hipertansiyon
- Gebeliği etkileyen enfeksiyon
- Bebeğin tehlikede olması

Yaşamla bağdaşmayan bebek anomalisi Suların miyad dolmadan gelmesi, yani erken membran rüptürü (EMR ) de doğum eylemini başlatan diğer bir etkendir. Suların gelmesiyle açığa çıkan bazı maddeler ve olaya eklenen enfeksiyon erken doğum eylemini tetikler.

Hangi Doğum Yontemi?

Nisan 6th, 2009 yazan admin

Bu yazimiza benzer bir cok yazimizi daha oncede sizlerle paylastik. Amacimiz hangi dogumun daha saglikli olacagi konusunda sizleri bilgi sahibi yapabilmek.

Asagida yer alan yazimizda normal dogum ve sezeryan dogum arasindaki karsilastirmalari ve farklari bulabilirsiniz.

Her zaman soyledigimiz gibi hamile bayanlara aksi bir saglik sorunu soz konusu olmadikca normal dogum yapmalarini oneriyoruz.

Uzmanlar uyarıyor: “Sezaryen bir ameliyat. Bu ameliyatta; kan kaybı, enfeksiyon riski, damarlarda kan pıhtısı veya amnios sıvısının oluşturacağı tıkanıklıklar gibi ölümcül olabilen komlikasyonlar daha sık görülür.” Yine de genelde anne adayları doğum sancıları çekmemek ve doğumdan daha hızlı kurtulmak için sezaryeni tercih ediyorlar. Peki hangi durumlarda gerçekten uygulanması gerekiyor.
        
Hangi durumlarda normal doğum tercih edilemez?
 
Sezaryenin sadece riskli durumlarda tercih edilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, normal doğumun yapılamayacağı durumları şöyle sıralıyorlar: “İlk bebeğin ters geliyor olması, bebeğin anne karnında yan duruşu, plasentanın önde oluşu, plasentanın erken ayrılması, kordonun bebeğin başının önünde olması, bebeğin suyunun ileri derecede azalması, üçüz gebelik, ikiz gebelikte ilk bebeğin poposunun önde olması, annenin kemik yapısının dar olması, annenin bel fıtığı, kalp hastalığı, yüksek tansiyon gibi ıkınmasının mahsurlu olduğu durumlar, annede genital bölgede herpes (uçuk) ve HPV  gibi virütik enfeksiyon durumunun bulunması gibi durumlarda sezaryen tercih edilir.”
 
Sezaryan Doğumun tehlikeleri nedir?
Uzmanlar sezaryenle doğan bebeklerde ilk günlerde soluk alıp vermede sorun yaşanabileceğini belirtiyor. Bebek anne karnında bir sıvının içinde. Bu sıvı bebeğin hava yollarına giriyor. Normal doğum sırasında vajinadan geçerken bebek sıvıyı atıyor. Oysa sezaryende bebeğin bu şansı yok. Bu nedenle doğum sonrası bebekte sık soluk alıp verme ve bazen geçici de olsa yoğun bakım takibi bile gerekebiliyor. Anne  sezaryen sonrası ağrı nedeniyle bebeğini yeterince besleyemeyebiliyor. Bebek yeni doğan döneminde yeterince beslenemeyince bağırsak hareketleri yeterli olmayabiliyor ve tüm yeni doğan bebeklerde görülen sarılık daha belirgin boyutlara ulaşabiliyor.
 
Normal doğumdan korkmayın
Normal doğum için annenin istekli ve kararlı olması gerekiyor. Birçok anne adayı bu konuda toplumda oluşan ön yargıların olumsuz etkilerinin tesirinde kalıyor. Hamile kadınlar çevresi tarafından maalesef korkutuluyor. Doğum hikayeleri bazen abartılıyor. Anne adayları tanımadıkları kişiler tarafından bile ‘Allah kurtarsın’ diyerek korkuya sürükleniyor. Anneleri ürküten ağrıya bugün tıp çözüm bulmuş durumda. Epidural analgezi (ağrısız doğum) ile anneler çok daha rahat normal doğum süreci yaşıyorlar. Batı ülkelerinde normal doğumun daha yaygın olmasının nedeni epidural analgezinin daha sık kullanılması.
 
Epidural analgezi nedir?
Epidural analgezinin sinirlerin omurilikten çıktığı yere lokal anestezi ile ağrısız bir şekilde uygulanıyor. Epidural analgezi ile normal doğumun artık ağrısız bir şekilde gerçekleştirebildiğini belirten uzmanlar uygulamayı şöyle anlatıyorlar: “Epidural  analgezide doğumun başında bel bölgesine kateter yerleştiriliyor. Ağrı kesici ilaç verilmesi için rahim ağzı 4 cm açılıncaya kadar bekleniyor. Epidural analgezi uygulanmış olan hastalar doğum anında ıkınma hissi duymayabilirler. Fakat doğuma yardımcı olan kişiler ağrıları elle veya monitörden gözleyerek ıkınma zamanını anneye söyleyebiliyorlar.”
 
Normal doğumun avantajları
 
• Bebeğe anestezi uygulanmamış oluyor.
• Doğum esnasında bebek ciğerlerindeki sıvıyı atıyor.
• Anne bebeğini hemen emzirmeye başlıyor.
• Doğumdan sonra yaklaşık 24 saat içinde taburcu olunabiliyor.
• Anne normal hayata daha çabuk geri dönebiliyor.
• Normal doğum yapan kadınlar daha kolay kilo veriyor.
 
kaynak: hurriyet.com.tr

Konu ile ilgili sitemizde yer alan benzer yazilar:

Doğum Hakkında Bilgiler

Doğum Sancıları ve Doğum Yöntemleri

Doğum Yontemi Dogru Secilmeli

Normal Doğum Önerileri

Sezaryen Doğum Hakkında

Dogum Yaklastigini Nasil Anlariz

Kolay Dogum Icin Tavsiyeler

Normal Dogum mu? Sezeryan Dogum mu?

Sezeryan Doğum Görüntüleri

Mart 26th, 2009 yazan admin

Bugun sizlerle yeni bir sezeryan doğum videosu paylasacagim. Anne adaylarimiza genel olarak hep oncelikle normal doğum dusunun denilsede, her doğum yontemi videosunu izlemekte fayda olacagini dusunuyoruz.

Sezeryan doğum mecbur kalinmadikca ve doktorunuz uygun gormedikce dusunulmemesi gereken bir uygulama, cunku her ne olursa olsun bebeginizi kucaginiza aldiginizda tum cektiginiz aciyi unutacaginiza emin olabilirsiniz.

Sezeryan Doğum Görüntüleri

 

Sitemizde yer alan diger dogum videolarini izlemek isterseniz Sezeryan Doğum Videosu , Normal Doğum Videosu , Suda Doğum Videosu , Epidural Doğum Görüntüleri  sayfalarimizi ziyaret edebilirsiniz.

 

Doğum Hakkında Bilgiler

Mart 24th, 2009 yazan admin

Anne adaylarimizin en buyuk dusuncesi dogum anidir ozelliklede hamilelik doneminin 3 trimestirine gelindiginde.

Sezeryan dogum, normal dogum, epidural dogum, spinal anestezi ile dogum, suda dogum hic farketmez. Tum anne adaylarinin icinde dogum ani ile ilgili bir cok soru isareti ve korku bulunmaktadir.

Bugunku yazimizda sizler ile dogum ani ile ilgili cok ozel bilgileri paylasacagiz. Asagidaki yazimizi okuduktan sonra dogum ani ile ilgili hic bir soru isaretinin aklinizda kalmayacagina emin olabilirsiniz.

Iste dogum nasil yasanacak, dogum ne kadar surecek, dogum suyu, suni sanci, dogum kesisi, dogum sonrasi kanama, sezeryan ile ilgili tum bilgiler.

İlk doğum saatler sürebilir
Filmlerde anne adayı ilk sancıda arabaya bindirilerek hastaneye götürülür, kısa bir süre sonra da bebek dünyaya gelir. Oysa ilk doğumlarda, ilk sancının hissedilmesinden sonra doğumun gerçekten başlaması rahat altı-yedi saat sürebilir. Rahim ağzı 2 santim açılmadan önce “başlamış doğum eylemi” olarak değerlendirilmezsiniz. Bu dönemde ayakta ve aktif olmak süreci hızlandırabilir ancak çok erken aşamada hastaneye gitmeniz durumunda da kendinizi hastane yatağında uzanarak gözlem altında beklerken bulabilirsiniz. Kısacası ilk sancıları hissettikten sonra yapmanız gereken, sakin olmak, rahatlamaya ve gevşemeye çalışmak ve kasılmaların şiddeti, süresi ve gelme aralığına dikkat ederek doktorunuzla temas kurmaktır.

Sularınız her zaman ani ve şiddetli bir boşalma şeklinde gelmez
Bazı annelerin suları şiddetle ve aniden boşalsa da, çoğunlukla suların gelmesi sızıntı şeklinde hissedilir. Bunun nedeni bebeğin başının amniyotik sıvının çoğunun boşalmasını engellemesi olabilir. Miadını doldurmuş anne adaylarının çoğu hafif idrar kaçırmaları yaşayabilir, bu nedenle suların gelmesinin idrar kaçırmayla ya da idrar kaçırmanın suların gelmesi ile karıştırılması sık görülen bir durumdur.

Sularınız doğumun herhangi bir aşamasında gelebilir, dolayısıyla da bu ilk su sızıntıları doğumun çok yaklaşmış olduğuna işaret etmeyebilir. Bununla birlikte, suların gelmesinin ardından rahimde enfeksiyon oluşması riski doğduğundan 24 saat içerisinde doğumun gerçekleşmesi gereklidir. Sularınızın gelip gelmediğinden emin olamıyorsanız, yapmanız gereken en doğru şey doktorunuza ya da ebenize başvurmak olacaktır.

Doğum “pis” iştir!
Evet, filmlerde ve pembe dizilerde makyajı yerinde bir kahramanın birkaç çığlık atması ve pek az ter dökmesinin ardından gururlu anne-babanın mutlulukla minik bebeklerine baktıklarını görürüz. Anne biraz yorgundur ancak halen üstü başı, eli yüzü gayet düzgün ve bakımlıdır.

Ancak gerçek yaşamda göğüs hizasına kadar çekilen çarşafın altındaki sahne pembe dizilerden çok adli vakaların anlatıldığı dizilerdeki sahnelere benzer!

Doğurmak “pis” iştir ve o ilk ağlamayı işittiğinizde büyük olasılıkla küçük bir ter, amniyotik sıvı, kan ve muhtemelen kakadan oluşan bir bataklık içerisinde yatıyor olacaksınız. Ikınırken kaka kaçırılması gayet normal ve aslında doğru biçimde ıkındığınızı gösteren bir durumdur. Ancak böyle bir kazanın olmasından korkarak ıkınmaktan kaçınmamalı ve sizden ıkınmanız istendiğinde var gücünüzle ıkınmalısınız. Olası bir kaka kaçırma durumunda hiçbir yorumda bulunmadan temizliğiniz yapılacaktır ve bu duruma her zaman şahit olan doktorunuz ya da ebeniz sizin hakkınızda hiçbir olumsuzluk düşünmeyecektir.

Suni sancı her zaman işe yaramayabilir
Bebeğiniz miadını geçirdiyse doktorunuz suni sancı ile doğumu başlatmak isteyebilir. Bunun nedeni hamileliğin sonuna yaklaşıldığında plasentanın çok etkin bir şekilde çalışamaması ve bebeğe yeterince besin ve destek sağlayamaması riskinin doğmasıdır. Çok çeşitli suni sancı (indüksiyon) yöntemleri vardır ve ilk teşebbüsün sonuç vermemesi durumunda doktorunuz bir sonraki daha güçlü yönteme geçecektir. Ancak doğumu başlatmaya yönelik tüm çabalara rağmen (büyük olasılıkla bebeğin gerçekte miadını tam doldurmamış olması nedeniyle) doğumun başlatılamaması söz konusu olabilir.

Gebelik yaşı son adet tarihine ve bebeğin ölçümlerine göre hesap edilir. Ancak kadınların son adet tarihlerinden itibaren yaklaşık iki hafta sonra yumurtlamaları nedeniyle bebeğin gebelik yaşı hesaplarına kıyasla iki hafta daha küçük olması söz konusu olabilir. Bu nedenle henüz 42 haftanızı doldurmadıysanız (ilk kez doğumb yapan anne adaylarının hesaplanan olası doğum tarihlerinden 10 gün geç doğum yaptıklarına dair bulgular mevcuttur), bebeğinizde bir sorun olduğuna ya da amniyotik sıvı miktarının olması gereken düzeyde olmadığına dair bulgular mevcut olmadığı sürece, suni sancı konusunda ihtiyatlı davranmanızda yarar vardır.

Epidural riskli olabilir
Epiduraller yaygın kullanılan ağrı kesici yöntemlerdir ve bu sayede pek çok anne adayı doğumu stresli ve sancılı bir deneyim yerine rahat ve tadı çıkarılan bir deneyim olarak yaşamaktadır.

Epiduraller çoğunlukla işe yarar ancak nadiren vücudun tek tarafında etkili olması ve vücudun diğer tarafında sancıların hissedilmesi söz konusu olabilmektedir. Ayrıca anestezik maddenin yanlışlıkla kana enjekte edilmesi söz konusu olabilmektedir (çoğunlukla doğumun çok ileri aşamalarında ve anne adayının epidural uygulanırken hareketsiz durmakta zorlanması halinde meydana gelmektedir). Bu durum ise daha sonra şiddetli baş ağrılarına yol açabilmektedir.

Epiduralin doğumu neredeyse hiç ağrısız yapma ve doğumun yavaş ilerlemesi durumunda dinlenme olanağı vermek açısından net bir yararı olduğunu unutmayın. Ancak uzun süre hastane yatağında uzanmak da doğum sürecini fazlasıyla yavaşlatarak kasılmaların yeniden başlayabilmesi için ilave ilaçların verilmesini gerektirebilir. Ayrıca bu durum ıkınma sırasında hissetme yeteneğinizi etkileyerek yardımlı doğum ya da sezaryen olasılığını artırabilir

Epizyotomi (doğum kesisi) yapıldığını hissetmezsiniz
Epizyotomi (bebeğin çıkışını kolaylaştırmak amacıyla vajina girişinde kesi yapılması) çoğu kadını korkutur. Ancak bu uygulama sadece mutlaka gerekli olması halinde yapılır ve epidural almamış olsanız dahi, lokal anestezi altında ya da kasılmanın tepe noktasında gerçekleştirileceğinden, kesi yapıldığını hissetmezsiniz.

Ayakta ve hareketli olmak daha iyidir!
Doğumla ilgili filmlerin çoğunda doğum yapmak için sırt üstü uzanmak gerektiği fikri oluşturulur. Oysa gerçekte doğum ve bebekle ilgili herhangi bir sorun bulunmadığı sürece bunun tam tersi daha iyidir. Ayakta ve hareketli olmak yer çekiminin kasılmalarınızı destekleyerek bebeğin doğum kanalına girmesinin kolaylaştırması anlamına gelir. Yürümek, kalçaları sallamak ve nefese yoğunlaşmak sancıları hafifletme konusunda gerçekten yardımcı olur. Dolayısıyla bu şekilde sancılarla kendi başınıza gayet iyi bir şekilde baş edebildiğinizi görmenizi sağlayabileceğinden, epidural uygulanmasını istemeden önce bunu deneyebilirsiniz.

Doğum sonrasında yoğun kanamanız olacak
Doğum sonrasında, sezaryen doğum yapmış olsanız dahi, yoğun kanama ve büyük pıhtıların gelmesine hazırlıklı olmalısınız. Özellikle doğumdan sonraki ilk 24 saat içerisinde sık sık ped değiştirme ihtiyacı duyabilir ve her ayağa kalktığınızda boşalma şeklinde kanama hissedebilirsiniz. Bu kanama gayet normaldir ve plasentanın rahim duvarına tutunduğu yerden kaynaklanmaktadır. Doğumdan üç ile dört hafta sonra kanama kahverengimsi bir akıntıya dönüşerek hafifler. Kanamanın hafiflemesi ve ardından yeniden yoğunlaşması ya da parlak kırmızı bir renk alması rahminizde halen plasenta parçası kalmış olabileceğine işaret edebileceğinden derhal doktorunuza başvurun. Ayrıca bu süre boyunca, tampon kullanımı rahminize ve plasenta alanındaki yara yeri kanalıyla kan akımınıza hava girmesine neden olarak tehlikeli sonuçlara yol açabileceğinden ped kullanmayı tercih etmelisiniz.

Sezaryan kolay yol değildir
Sezaryan vücuda erişmek için cilt, kas ve yağ dokusunun kesilmesini gerektiren bir büyük operasyondur. İyileşme süreci ağrılı olabilir ve bebeğiniz ile mevcut diğer çocuklarınıza bakmanızı ve emzirmenizi zorlaştırabilir. Vajinal olarak doğurma seçeneğine sahip olduğunuz sürece, bunun sizin için en iyi ve en güvenli yol olduğu gerçeğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Emzirmek başlangıçta acı verebilir
Emzirmek hem siz, hem de bebeğiniz için en iyisidir ve hazır mamaya başlamadan önce bebeğinizi emzirmek için elinizden gelen her şeyi yapmalısınız. Anne sütü bebeğe yaşama en iyi şekilde başlangıç yapma olanağını verir. Ancak tüm bunlar özellikle bebeğin memeyi iyi kavramaması durumunda emzirme sırasında canınızın yanabileceği gerçeğini değiştirmez.
Bu açıdan anahtar unsur bebeği ve kendinizi doğru pozisyonda tutabilmek için gerekli tüm bilgi ve tavsiyeleri almanızdır.

Ne yazık ki pek çok anneyi emzirmekten caydıran sorunların çoğunun aslında kolaylıkla çözümlenmesi mümkündür. İlk birkaç gün sabırlı olur ve emzirme tekniğini öğrenmek için kendinize şans verirseniz, ilerleyen günlerde hem bebeğinizin bakımı sizin için çok daha kolay olur, hem de onu anne sütünün artık sayılmakla bitmeyen faydalarından mahrum bırakmamış olursunuz.

Doğum Sancıları ve Doğum Yöntemleri

Şubat 28th, 2009 yazan admin

Hamilelik ve Doğum ile ilgili yazilarimiza dogum sancilari ile ilgili bilgiler vererek devam ediyoruz. Tum anne adaylarinin ortak korkusu doğum esnasinda yasayacagi doğum sancılarıdir. Bu yuzdende cogu hamile bayan sezeryan ile dogum tercih etmektedir. Asagidaki yazimizida dogum ve dogum sancilari hakkinda detayli bilgileri bulabilirsiniz. Eger dogum yonteminize hala karar vermediyseniz ve korkular yasiyorsaniz yazimizi sizler icin yararli olacaktir…

Analjezi tamamen ya da kısmen ağrı duymamanın; anestezi ise bölgesel olarak sinir yollarının daha kuvvetli bloke edilerek ağrı duymamanın yanı sıra kasların gevşemesinin veya hareketsizliğinin sağlanması olarak tanımlanır. Hangi tip yöntemin uygulanacağını, sizin isteğiniz kadar tıbbi durumunuz ve doğum ve anestezi doktorlarınızın seçimi de belirler…

VKV Amerikan Hastanesi Ağrı Kliniği’nden Doç. Dr. Ömür Erçelen’in konu ile ilgili görüşleri:

Doğum
Doğum üç evreden oluşur. Birinci evre, ağrılı kasılmaların başlamasından rahim ağzının tamamen açılmasına kadar sürer. İkinci evre ise, rahim ağzının tam açılmasından başlar ve bebeğin doğmasıyla sona erer. Üçüncü evre, plasentanın atılmasıyla biter. Tüm bu evreler süresince anne adaylarının ağrılarının kontrol edilmesi gerekir. Bu, iki şekilde yapılır:

1- İlaçların damardan veya kas içine uygulanması
2- Epidural analjezi

Birinci yöntemde kuvvetli ağrı kesici ilaçlar, damardan veya kas içine uygulanır. Bebekte yan etkilere yol açmayacak şekilde belirlenen dozlarda uygulanabilir. Ağrıyı kısmen ve ancak kısa bir süre engelleyebilir. Sürekli uygulanamaz. Ani ve hızlı gelişen doğumlarda faydalı olabilir. En etkili yöntem ise epidural analjezidir.

Lokal bloklar
Doğum doktoru tarafından, ya rahim ucuna yakın sinirlere ya da çocuğun çıkım anında yapılan ve epizyo denilen cerrahi kesilerde ağrı duyulmaması için yapılır. Doğum eyleminde ağrıyı belirgin olarak engellemez.

Santral bloklar
Epidural, spinal ya da kombine spinal – epidural olmak üzere üç tiptir. Bu tekniklerden normal doğumda epidural analjezi, sezaryende ise epidural anestezi ve kombine spino – epidural anestezi daha sık uygulanır.

Anestezik gazlar
Sezaryende genel anestezi şeklinde, normal doğumda ise çocuk çıkmasına yakın analjezi için uygulanır.

Dogumda en cok kullanilan yontem Epidural Analjezi:
Beldeki omurların sivri çıkıntıları arasından iğne ile girilerek sinir yollarına yakın bir bölgeye, 1 – 2 milimetrelik çok ince bir plastik boru yerleştirilmesi ile uygulanır. Bu işlem oturma veya yan yatma pozisyonlarında yapılır. İşleme başlamadan önce tansiyonun düşmesini engellemek için damar yolu ile serum verilir. Belden aşağıda ve bacaklarda his değişikliği (uyuşukluk) oluşur.

Doğumun birinci evresinde, yani rahim ağzı tam açık hale gelinceye kadar olan dönemde, rahim kasılmaları devam ederken anne ağrı duymaz ve konforlu bir bekleyiş ortamı oluşur. İlaç genellikle bilgisayarlı bir alet ile verilir. Doğum anında da, ilaç tipi ve dozuna bağlı olarak kas gücü korunduğu için anne rahatlıkla ıkınarak, doğum kanalında çocuğun ilerlemesini ağrı duymadan sağlar.

Kombine Spinal – Epidural Anestezi
Doğumdaki epidural analjeziye çok benzer. Tek farkı, ince boru yerleştirilmeden önce epidural iğnesinin içinden kıl gibi bir iğne geçirilerek, spinal bölgeye ilaç verilmesidir. Böylece 1 – 2 dakika içinde ameliyatın başlaması sağlanarak, tam kas gevşemesi ile sezaryen ameliyatı kolaylaştırılır. Ameliyat sonrası dönemde de epidural kateter ile bilgisayarlı bir aletten ilaç yollanarak, ağrısız, konforlu bir ortam hazırlanır.

Genel Anestezi
Damar yolundan verilen anestezik ilaçlar ile solunum yolundan -bir tüp yerleştirilerek- verilen anestezik gazlar ile uygulanır. Anne sezaryen boyunca tamamen uyutularak, geçici bir süre bilinç kaybı sağlanır.

SIK SORULAN SORULAR

Epidural teknikte ağrısız dönem ne zaman başlar, ne zaman sona erer?
İlaç etkisi, epidural teknikte ortalama 15 dakika içinde; kombine spinal – epidural teknikte ise bir dakika içinde başlar. Yerleştirilen plastik borudan gönderilen ilaçların kesilmesi ile belirli bir süre sonra ilaç etkisi de biter.

Bu tekniklerde yan etkiler nelerdir?
Kan basıncında düşme gözlenebilir. Sıvı ve ilaçlarla kan basıncındaki bu düşme kolaylıkla önlenir. Doğum eylemi ve ilaçlar titreme yapabilir. İlaçlar ve ısıtma ile titreme de yine çok kolaylıkla engellenir. Doğumdan sonra nadiren
24 – 48 saat baş ağrısı gözlenebilir. İlaç tedavisiyle ağrı giderilir.

Riskli midir?
Deneyimli doktorlar, gelişmiş teknoloji ve ilaçlar sayesinde komplikasyonları son 20 yıl içinde belirgin bir şekilde azaltılmıştır.

Doğum analjezisinin bebeğe – anneye etkileri nelerdir?
Çağdaş ilaçların bebeğe etkisi olmadığı gibi anneye de yan etkileri çok azdır. Ağrının engellenmesi, sadece konfor sağlamaz. Ağrı duyusunun engellenmesi ile doğum ağrısında ortaya çıkan enzimler ve hormonlar oluşmayacağı için
hem annenin hem de bebeğin daha sağlıklı olması sağlanır.

Hastaneye gelirken
* Bir şey yememeye çalışın; ihtiyacınız varsa sadece su içebilirsiniz.
* Mümkünse ılık bir duş alın.
* Bol ve rahat giysiler giyinin.
* Lens, takı, saat gibi şahsi eşyalarınızı çıkarın.
* Doğum ve anestezi doktorlarının siz ve bebeğiniz için en doğru ve sağlıklı girişimi planlayacaklarını unutmayın.

arsiv.ntvmsnbc.com/news/468753.asp

Doğum Yontemi Dogru Secilmeli

Kasım 10th, 2008 yazan admin

Asagida yer alan yazimi anne adaylarimizi yakindan ilgilendiriyor, eger henuz hangi sekilde dogum yapacaginiza karar veremediyseniz belki dogum yontemleri secimi ile ilgili yazimiz size yardimci olacaktir

Hangi metod ve hangi yolla olursa olsun, doğum bebeğin anne karnında belli bir süreçten geçip, dünyadaki her türlü fiziki ve ruhsal şarta hazır hale geldikten sonra dünyayla yüzleşmesidir. Bu süreç embriyolojik gelişi ve büyüme ile seyreder. Organların oluşumu 13. gebelik haftasının sonunda tamamlanır. Bu haftadan sonra sanki minyatür bir insan büyüyerek gelişir ve doğuma ulaşır. Gebelik süresi, son adetin ilk gününden başlayarak 40 hafta veya 280 gündür.

Hamileliğin mucize başlangıcı ile beraber doğum ve doğum şekli düşünülmeye başlanır. Ancak doğum konusunda korku ve telaşa yer olmamalıdır. Çünkü hiçbir uçak havada, hiçbir bebek anne karnında kalmaz. Önemli olan ulaşılacak hedefe hangi şartlar ve emniyette varacağınızdır. Gebelerden hasta olarak söz etmemeliyiz. Çünkü gebelik bir hastalık hali değildir. Gebeler ne normal doğumdan ne de sezaryenden korkmamalıdır. Ancak ikisinden birine de kesin hükümle bağlanmamalıdır. Doğum şekli presiplere uyularak seçilmelidir. Çünkü insan aldanabilir, presipler aldanmaz. Doğru sebepler ve gerçeklerle doğru karar vermeli ve uygulanacak metot en iyi şekilde yapılmalıdır. Gebelik takipleri ve doğum, disiplin içinde olmalıdır. Normal doğum tüm memelilerin türlerini devam ettirmek için sahip oldukları bir üreme şeklidir. Ancak insanlar yaradılışlarındaki doğallıklarını koruyamamış ve değişime uğramıştır.

Sonuçta 10 bin yıl öncesine göre bugünkü normal insanın tarifi değişmiştir. Normal bir kadının 3-4 kilometre günlük yürüyüş yapması beklenmekte iken bugün 500 metre dahi yürüme imkanı olmayan insan sayısı hayli çoktur. İç Anadolu, Güney, Güney Doğu, Karadeniz ve diger bölgelerde kırsal alanlarda, tarla ve bahçelerde çalışan bir gebe ile şehirlerin daha farklı şartlarında yaşayan gebelerin doğum seyirleri elbette farklı olabilir. Doğum şeklinde birçok farklı faktör rol alıyor. Anne yaşı, bebeğin büyüklüğü, annenin kalça yapısı, bebek başı ve anne çatısı arasındaki uyum, bebeğin geliş şekli, her biri doğumun yönünü etkilemektedir. Genç gebelerde, kalçayı oluşturan kemikler arasındaki kıkırdak dokular sıvı toplayarak, yumuşar, genişler ve doğuma hazırlık yapar. 30-35 yaşın üzerinde vucüdun bu kabiliyeti azalır. (takvim)

kaynak: http://www.habervitrini.com/haber.asp?id=369488

Spinal Anestezi ile Sezeryan Doğum Videosu

Kasım 6th, 2008 yazan admin

Asagida yeralan videomuzda spinal anestezi uygulanarak yapilan sezeryan doğum videosunu izleyebilirsiniz

Sezeryan Doğum – Ikiz Bebek

Kasım 6th, 2008 yazan admin

Bu videomuzda ikiz bebeklerin sezeryan ile dogumlarini izleyebilirsiniz. eger daha fazla dogum videosu izlemek isterseniz Normal Doğum Videosu - Sezeryan Doğum Videosu - Suda Doğum Videosu  sayfalarimizida ziyaret ederek istediginiz dogum videolarini izleyebilirsiniz.

Sezeryan Doğum Videosu

Temmuz 22nd, 2008 yazan admin

Bu seferki videomuz sezeryan doğum videosu ustelik dorduz bebeklerin dogumunu seyredeceksiniz :)  Videomuzda dogumun gelisimi an an anlatilmakta goruntuler belgesel seklinde bu yuzden mumkun oldugunca hamile bayanlar dusunulerek hazirlanmis bir video ancak yinede hatirlatmakta yarar var goruntulerden cabuk etkileneceginizi dusunuyorsaniz sizden ricamiz videoyu seyretmemeniz daha dogru olabilir.

« Önceki Konular