Go to content Go to navigation Go to search
Hamilelik&Doğum ile ilgili bilgi ve oneriler...

Hamilelikte Yasanan Problemler

Haziran 14th, 2009 yazan admin

Hamile kadın bu dönemde şekilden şekle girer. Her gün bir başka ağrı sızıyla karşı karşıya kalır. Vücudunun bu değişikliği onu şaşırtmanın yanı sıra huyları bile değişir. Önceden sevmediğini yemediğini sevmeye ve istemeye başlar. Hamilelik doneminde ki şikâyetler kadından kadına değişir. Genellikle; kusma, bulantı, kabızlık, kabızlığın yol açtığı şişkinlik, hazımsızlık, idrara sık çıkma, göğüsteki sancılar, kanama, kasık ağrısı, kilo artışı, sürekli uyuma isteği ya da uykusuzluk, uyuşukluk, halsizlik, kasık ağrısı ve psikolojik hassasiyet gibi sıralanır. Bütün bu şikâyetler, plasentadan salgılanan hormonların getirileri. Vücudun geçirdiği bu büyük değişim, anne adayını korkutsa da anatomisindeki anaçlık bu katlanılması zor sıkıntılara dayanmasını sağlıyor. Şikâyetleri aza indirgemek için bilgi sahibi olmak gebe kadının hamilelikte ki ilk işi olsun. En popüler şikâyetler:

Bulantı-kusma: Az ve sık yemek yenmeli. Midede hassasiyet yaratan yiyeceklerden uzak durmalı. Kusma şikâyeti fazlaysa bol su tüketilmeli.

Kabızlık: Sorunu hafifletmek için yapabileceğiniz şeyler vardır. Yine bol sıvı için, her gün egzersiz yapın ve diyetinizin çeşitli meyve (özellikle kuru erik), sebze ve az işlenmiş buğday ve kepek gibi tahılları içermesine dikkat edin. Doktorunuza danışmadan müshil almayın. Mide yanmasına yol açmamak için de asitli içeceklerden uzak durulmalı. Kabızlık basura da (hemoroit) yol açabilir. İşte bu problem gerçekten çok sıkıcı. Bu yüzden kabızlıktan ve özellikte wc’ de zorlanmaktan kesinlikle kaçının.

Uyuma isteği ve uykusuzluk: Genellikle hamileliğin son aylarında uyku sorunları da ortaya çıkar. Sık idrar uykuyu böler. Anne karnında ki bebeğin hareketli olması – bebeğinizin hareketleri de uykusuz bırakabilir. Bu yüzden yatmadan önce ağır yemekten, çay ve kahveden uzak durun.

Kilo problemi : Bu kısım gerçekten doktor denetimi altında olmalı. Dengesiz bir kilo artışı varsa doktor tarafından yönlendirilmelisiniz. Bu pratik bilgiler, sizi rahatlatsa da her türlü şikâyetleriz konusunda doktor danışıklığı olmadan hareket edilmemesi tavsiyemizdir.

Kaynak: HamilelikveDoğum.info

Hamilelik ve Hemoroid (Basur)

Temmuz 29th, 2008 yazan admin

Bir cok hamilelik donemindeki anne adayimizin ortak sorunudur hamilelik doneminde basur problemi asagiaki yazimizda Hamilelik döneminde hemoroidi neler tetikler? Tedavi yöntemleri nelerdir? sorularinin cevaplarini bulabilirsiniz.

Hamilelikte Hemoroid (Basur)
Halk arasında basur olarak bilinen hemoroid; anüs ve rektum hastalıklarının başında yer alıyor. Dünyada her 3 kişiden 1′inin hemoroid hastası olduğu düşünülürse, hemoroidin genel toplum sağlığı için ne denli önemli olduğu bir kez daha anlaşılıyor. Hastalığın derecesine göre farklı tedavi yöntemleri geliştirilebiliyor. Ancak, hamilelik sürecinde karşılaşılan ve hamilelik boyunca kişiyi oldukça rahatsız eden hastalığa, bu süreçte çok da fazla müdahale edilemiyor. Kadıoğlu Hastanesi’nden Genel Cerrah Op. Dr. Tuğrul Kadıoğlu, bu süreçte hemoroid ile ilgili karşılaşılabilecek sorunları ve neler yapılabileceğini anlattı: “Anüste sıkça karşılaşılan 3 tip hastalık vardır. Bunlar, hemoroid, fissür ve fistüldür. Makatın içindeki mukozanın altında bulunan damarların genişlemesi, bollaşması ve bir nevi varis haline gelmesi, hemoroid hastalığıdır.

Tetikleyen Faktorler
Gebelik sürecinde hastalığa eğilimi olan anne adaylarında hastalık oluşma riskinin artmasının sebebi, hamilelik döneminde mide bulantısı, aşerme gibi olayların ortaya çıkması ve beslenme alışkanlığının değişmesidir. Bunun yanı sıra, bebeğin büyümesiyle birlikte hem batın içerisindeki rahmin büyümesi ve aşağı doğru basınç oluşturması, hem de toplardamarlardaki basınç artışının artması, hastalığı tetikler. Gebelikte hastalığa yakalanmamak için alınacak önlemler; beslenmeye dikkat etmek, ishal veya kabız olmamak, düzenli dışkılama alışkanlığının edinilmesi olarak sayılabilir. Ayrıca, yalnızca gebeler için değil, herkes için söyleyebileceğimiz şey, posalı diyet yapılmalıdır. Bu diyet, bağırsak hastalıklarından da koruyan bir beslenme şeklidir.

Kaynak: http://www.takvim.com.tr/2004/11/05/pap106.html