Go to content Go to navigation Go to search
Hamilelik&Doğum ile ilgili bilgi ve oneriler...

Doğumda Epidural (Ağrısız Doğum)

Eylül 4th, 2009 yazan admin

Bir çocuğu dünyaya getirmek dünyanın en mutluluk verici olayı olsa da katlanılan doğum acısı beklide en zor acıdır. Doğum sırasında bütün kasların kuvvetli bir şekilde kasılmasıyla kadın vücudunun geçirdiği evrim bir işkenceden farksızdır. Sonunda bir mutluluk olmasa kim katlanır bu acıya. Neyse ki ilerleyen tıp bu acıya da bir çözüm buldu.

Epidural, doğumda kullanılan gölgesel anestezidir. Anne adayının aşırı sancı çekmesini engellemek için epidural iğneleri kullanılır. Epidural diğer anestezilerden farklı bir yöntem. Bilinç kaybı olmadan ve doğum sancısı hissedilmez. Bilincin kaybedildiği anestezilerden daha sağlıklıdır çünkü hamile kadının sağlık seyrin an ve an öğrenilebilir.

Epidural çeşitleri
Epidural iğnesi bel bölgesinden yapılır. Epidural sıvısı, doğum çeşidine göre farklı yerlerden enjekte edilir.

Saf Epidural Anestezi
Saf epidural, normal doğumda ve sezaryan da kullanılır. Normal doğum ve sezaryende epidural sıvısı omuriliğin dış zarına verilir. 15–30 dakika içerisinde beklenen anestezi gerçekleşmiş olur.

Spinal Anestezi
Spinal anestezi sadece sezaryen doğumlarda kullanılır. Epidural sıvısı, omurilik sıvısının bulunduğu bölgeye verilir. Anestezinin başlama süresi yine 15–30 dakikadır.

Kombine Anestezi
Kombine anestezi, saf epidural yöntemiyle Spinal yöntemin bir arada kullanılmasıdır. Gerekli görülen sezaryen doğumlarda kullanılır. Kombine anestezinin etki süresi çok kısadır. Saniyeler içinde anestezi etkileri görülebilir.

Epidural Ne Zaman Yapılmalı ve Epiduralın Zararı Var mı?
Epiduralın asla doğumdan önce yapılmamalı. Doğumdan önce yapılan epidural, doğumun seyrini bozabilir. Gerekli ıkınmalar olmaz ve doğum süreci anlaşılamaz.

Epidural iğnesi aşırı sancılı durumlarda ve doğum başladıktan sonra uygulanmalıdır.

Epidural iğnesinin ne anneye ne de bebeğe zarar vermez.

Doğum Hakkında Bilgiler

Mart 24th, 2009 yazan admin

Anne adaylarimizin en buyuk dusuncesi dogum anidir ozelliklede hamilelik doneminin 3 trimestirine gelindiginde.

Sezeryan dogum, normal dogum, epidural dogum, spinal anestezi ile dogum, suda dogum hic farketmez. Tum anne adaylarinin icinde dogum ani ile ilgili bir cok soru isareti ve korku bulunmaktadir.

Bugunku yazimizda sizler ile dogum ani ile ilgili cok ozel bilgileri paylasacagiz. Asagidaki yazimizi okuduktan sonra dogum ani ile ilgili hic bir soru isaretinin aklinizda kalmayacagina emin olabilirsiniz.

Iste dogum nasil yasanacak, dogum ne kadar surecek, dogum suyu, suni sanci, dogum kesisi, dogum sonrasi kanama, sezeryan ile ilgili tum bilgiler.

İlk doğum saatler sürebilir
Filmlerde anne adayı ilk sancıda arabaya bindirilerek hastaneye götürülür, kısa bir süre sonra da bebek dünyaya gelir. Oysa ilk doğumlarda, ilk sancının hissedilmesinden sonra doğumun gerçekten başlaması rahat altı-yedi saat sürebilir. Rahim ağzı 2 santim açılmadan önce “başlamış doğum eylemi” olarak değerlendirilmezsiniz. Bu dönemde ayakta ve aktif olmak süreci hızlandırabilir ancak çok erken aşamada hastaneye gitmeniz durumunda da kendinizi hastane yatağında uzanarak gözlem altında beklerken bulabilirsiniz. Kısacası ilk sancıları hissettikten sonra yapmanız gereken, sakin olmak, rahatlamaya ve gevşemeye çalışmak ve kasılmaların şiddeti, süresi ve gelme aralığına dikkat ederek doktorunuzla temas kurmaktır.

Sularınız her zaman ani ve şiddetli bir boşalma şeklinde gelmez
Bazı annelerin suları şiddetle ve aniden boşalsa da, çoğunlukla suların gelmesi sızıntı şeklinde hissedilir. Bunun nedeni bebeğin başının amniyotik sıvının çoğunun boşalmasını engellemesi olabilir. Miadını doldurmuş anne adaylarının çoğu hafif idrar kaçırmaları yaşayabilir, bu nedenle suların gelmesinin idrar kaçırmayla ya da idrar kaçırmanın suların gelmesi ile karıştırılması sık görülen bir durumdur.

Sularınız doğumun herhangi bir aşamasında gelebilir, dolayısıyla da bu ilk su sızıntıları doğumun çok yaklaşmış olduğuna işaret etmeyebilir. Bununla birlikte, suların gelmesinin ardından rahimde enfeksiyon oluşması riski doğduğundan 24 saat içerisinde doğumun gerçekleşmesi gereklidir. Sularınızın gelip gelmediğinden emin olamıyorsanız, yapmanız gereken en doğru şey doktorunuza ya da ebenize başvurmak olacaktır.

Doğum “pis” iştir!
Evet, filmlerde ve pembe dizilerde makyajı yerinde bir kahramanın birkaç çığlık atması ve pek az ter dökmesinin ardından gururlu anne-babanın mutlulukla minik bebeklerine baktıklarını görürüz. Anne biraz yorgundur ancak halen üstü başı, eli yüzü gayet düzgün ve bakımlıdır.

Ancak gerçek yaşamda göğüs hizasına kadar çekilen çarşafın altındaki sahne pembe dizilerden çok adli vakaların anlatıldığı dizilerdeki sahnelere benzer!

Doğurmak “pis” iştir ve o ilk ağlamayı işittiğinizde büyük olasılıkla küçük bir ter, amniyotik sıvı, kan ve muhtemelen kakadan oluşan bir bataklık içerisinde yatıyor olacaksınız. Ikınırken kaka kaçırılması gayet normal ve aslında doğru biçimde ıkındığınızı gösteren bir durumdur. Ancak böyle bir kazanın olmasından korkarak ıkınmaktan kaçınmamalı ve sizden ıkınmanız istendiğinde var gücünüzle ıkınmalısınız. Olası bir kaka kaçırma durumunda hiçbir yorumda bulunmadan temizliğiniz yapılacaktır ve bu duruma her zaman şahit olan doktorunuz ya da ebeniz sizin hakkınızda hiçbir olumsuzluk düşünmeyecektir.

Suni sancı her zaman işe yaramayabilir
Bebeğiniz miadını geçirdiyse doktorunuz suni sancı ile doğumu başlatmak isteyebilir. Bunun nedeni hamileliğin sonuna yaklaşıldığında plasentanın çok etkin bir şekilde çalışamaması ve bebeğe yeterince besin ve destek sağlayamaması riskinin doğmasıdır. Çok çeşitli suni sancı (indüksiyon) yöntemleri vardır ve ilk teşebbüsün sonuç vermemesi durumunda doktorunuz bir sonraki daha güçlü yönteme geçecektir. Ancak doğumu başlatmaya yönelik tüm çabalara rağmen (büyük olasılıkla bebeğin gerçekte miadını tam doldurmamış olması nedeniyle) doğumun başlatılamaması söz konusu olabilir.

Gebelik yaşı son adet tarihine ve bebeğin ölçümlerine göre hesap edilir. Ancak kadınların son adet tarihlerinden itibaren yaklaşık iki hafta sonra yumurtlamaları nedeniyle bebeğin gebelik yaşı hesaplarına kıyasla iki hafta daha küçük olması söz konusu olabilir. Bu nedenle henüz 42 haftanızı doldurmadıysanız (ilk kez doğumb yapan anne adaylarının hesaplanan olası doğum tarihlerinden 10 gün geç doğum yaptıklarına dair bulgular mevcuttur), bebeğinizde bir sorun olduğuna ya da amniyotik sıvı miktarının olması gereken düzeyde olmadığına dair bulgular mevcut olmadığı sürece, suni sancı konusunda ihtiyatlı davranmanızda yarar vardır.

Epidural riskli olabilir
Epiduraller yaygın kullanılan ağrı kesici yöntemlerdir ve bu sayede pek çok anne adayı doğumu stresli ve sancılı bir deneyim yerine rahat ve tadı çıkarılan bir deneyim olarak yaşamaktadır.

Epiduraller çoğunlukla işe yarar ancak nadiren vücudun tek tarafında etkili olması ve vücudun diğer tarafında sancıların hissedilmesi söz konusu olabilmektedir. Ayrıca anestezik maddenin yanlışlıkla kana enjekte edilmesi söz konusu olabilmektedir (çoğunlukla doğumun çok ileri aşamalarında ve anne adayının epidural uygulanırken hareketsiz durmakta zorlanması halinde meydana gelmektedir). Bu durum ise daha sonra şiddetli baş ağrılarına yol açabilmektedir.

Epiduralin doğumu neredeyse hiç ağrısız yapma ve doğumun yavaş ilerlemesi durumunda dinlenme olanağı vermek açısından net bir yararı olduğunu unutmayın. Ancak uzun süre hastane yatağında uzanmak da doğum sürecini fazlasıyla yavaşlatarak kasılmaların yeniden başlayabilmesi için ilave ilaçların verilmesini gerektirebilir. Ayrıca bu durum ıkınma sırasında hissetme yeteneğinizi etkileyerek yardımlı doğum ya da sezaryen olasılığını artırabilir

Epizyotomi (doğum kesisi) yapıldığını hissetmezsiniz
Epizyotomi (bebeğin çıkışını kolaylaştırmak amacıyla vajina girişinde kesi yapılması) çoğu kadını korkutur. Ancak bu uygulama sadece mutlaka gerekli olması halinde yapılır ve epidural almamış olsanız dahi, lokal anestezi altında ya da kasılmanın tepe noktasında gerçekleştirileceğinden, kesi yapıldığını hissetmezsiniz.

Ayakta ve hareketli olmak daha iyidir!
Doğumla ilgili filmlerin çoğunda doğum yapmak için sırt üstü uzanmak gerektiği fikri oluşturulur. Oysa gerçekte doğum ve bebekle ilgili herhangi bir sorun bulunmadığı sürece bunun tam tersi daha iyidir. Ayakta ve hareketli olmak yer çekiminin kasılmalarınızı destekleyerek bebeğin doğum kanalına girmesinin kolaylaştırması anlamına gelir. Yürümek, kalçaları sallamak ve nefese yoğunlaşmak sancıları hafifletme konusunda gerçekten yardımcı olur. Dolayısıyla bu şekilde sancılarla kendi başınıza gayet iyi bir şekilde baş edebildiğinizi görmenizi sağlayabileceğinden, epidural uygulanmasını istemeden önce bunu deneyebilirsiniz.

Doğum sonrasında yoğun kanamanız olacak
Doğum sonrasında, sezaryen doğum yapmış olsanız dahi, yoğun kanama ve büyük pıhtıların gelmesine hazırlıklı olmalısınız. Özellikle doğumdan sonraki ilk 24 saat içerisinde sık sık ped değiştirme ihtiyacı duyabilir ve her ayağa kalktığınızda boşalma şeklinde kanama hissedebilirsiniz. Bu kanama gayet normaldir ve plasentanın rahim duvarına tutunduğu yerden kaynaklanmaktadır. Doğumdan üç ile dört hafta sonra kanama kahverengimsi bir akıntıya dönüşerek hafifler. Kanamanın hafiflemesi ve ardından yeniden yoğunlaşması ya da parlak kırmızı bir renk alması rahminizde halen plasenta parçası kalmış olabileceğine işaret edebileceğinden derhal doktorunuza başvurun. Ayrıca bu süre boyunca, tampon kullanımı rahminize ve plasenta alanındaki yara yeri kanalıyla kan akımınıza hava girmesine neden olarak tehlikeli sonuçlara yol açabileceğinden ped kullanmayı tercih etmelisiniz.

Sezaryan kolay yol değildir
Sezaryan vücuda erişmek için cilt, kas ve yağ dokusunun kesilmesini gerektiren bir büyük operasyondur. İyileşme süreci ağrılı olabilir ve bebeğiniz ile mevcut diğer çocuklarınıza bakmanızı ve emzirmenizi zorlaştırabilir. Vajinal olarak doğurma seçeneğine sahip olduğunuz sürece, bunun sizin için en iyi ve en güvenli yol olduğu gerçeğini aklınızdan çıkarmamalısınız.

Emzirmek başlangıçta acı verebilir
Emzirmek hem siz, hem de bebeğiniz için en iyisidir ve hazır mamaya başlamadan önce bebeğinizi emzirmek için elinizden gelen her şeyi yapmalısınız. Anne sütü bebeğe yaşama en iyi şekilde başlangıç yapma olanağını verir. Ancak tüm bunlar özellikle bebeğin memeyi iyi kavramaması durumunda emzirme sırasında canınızın yanabileceği gerçeğini değiştirmez.
Bu açıdan anahtar unsur bebeği ve kendinizi doğru pozisyonda tutabilmek için gerekli tüm bilgi ve tavsiyeleri almanızdır.

Ne yazık ki pek çok anneyi emzirmekten caydıran sorunların çoğunun aslında kolaylıkla çözümlenmesi mümkündür. İlk birkaç gün sabırlı olur ve emzirme tekniğini öğrenmek için kendinize şans verirseniz, ilerleyen günlerde hem bebeğinizin bakımı sizin için çok daha kolay olur, hem de onu anne sütünün artık sayılmakla bitmeyen faydalarından mahrum bırakmamış olursunuz.

Doğum Sancıları ve Doğum Yöntemleri

Şubat 28th, 2009 yazan admin

Hamilelik ve Doğum ile ilgili yazilarimiza dogum sancilari ile ilgili bilgiler vererek devam ediyoruz. Tum anne adaylarinin ortak korkusu doğum esnasinda yasayacagi doğum sancılarıdir. Bu yuzdende cogu hamile bayan sezeryan ile dogum tercih etmektedir. Asagidaki yazimizida dogum ve dogum sancilari hakkinda detayli bilgileri bulabilirsiniz. Eger dogum yonteminize hala karar vermediyseniz ve korkular yasiyorsaniz yazimizi sizler icin yararli olacaktir…

Analjezi tamamen ya da kısmen ağrı duymamanın; anestezi ise bölgesel olarak sinir yollarının daha kuvvetli bloke edilerek ağrı duymamanın yanı sıra kasların gevşemesinin veya hareketsizliğinin sağlanması olarak tanımlanır. Hangi tip yöntemin uygulanacağını, sizin isteğiniz kadar tıbbi durumunuz ve doğum ve anestezi doktorlarınızın seçimi de belirler…

VKV Amerikan Hastanesi Ağrı Kliniği’nden Doç. Dr. Ömür Erçelen’in konu ile ilgili görüşleri:

Doğum
Doğum üç evreden oluşur. Birinci evre, ağrılı kasılmaların başlamasından rahim ağzının tamamen açılmasına kadar sürer. İkinci evre ise, rahim ağzının tam açılmasından başlar ve bebeğin doğmasıyla sona erer. Üçüncü evre, plasentanın atılmasıyla biter. Tüm bu evreler süresince anne adaylarının ağrılarının kontrol edilmesi gerekir. Bu, iki şekilde yapılır:

1- İlaçların damardan veya kas içine uygulanması
2- Epidural analjezi

Birinci yöntemde kuvvetli ağrı kesici ilaçlar, damardan veya kas içine uygulanır. Bebekte yan etkilere yol açmayacak şekilde belirlenen dozlarda uygulanabilir. Ağrıyı kısmen ve ancak kısa bir süre engelleyebilir. Sürekli uygulanamaz. Ani ve hızlı gelişen doğumlarda faydalı olabilir. En etkili yöntem ise epidural analjezidir.

Lokal bloklar
Doğum doktoru tarafından, ya rahim ucuna yakın sinirlere ya da çocuğun çıkım anında yapılan ve epizyo denilen cerrahi kesilerde ağrı duyulmaması için yapılır. Doğum eyleminde ağrıyı belirgin olarak engellemez.

Santral bloklar
Epidural, spinal ya da kombine spinal – epidural olmak üzere üç tiptir. Bu tekniklerden normal doğumda epidural analjezi, sezaryende ise epidural anestezi ve kombine spino – epidural anestezi daha sık uygulanır.

Anestezik gazlar
Sezaryende genel anestezi şeklinde, normal doğumda ise çocuk çıkmasına yakın analjezi için uygulanır.

Dogumda en cok kullanilan yontem Epidural Analjezi:
Beldeki omurların sivri çıkıntıları arasından iğne ile girilerek sinir yollarına yakın bir bölgeye, 1 – 2 milimetrelik çok ince bir plastik boru yerleştirilmesi ile uygulanır. Bu işlem oturma veya yan yatma pozisyonlarında yapılır. İşleme başlamadan önce tansiyonun düşmesini engellemek için damar yolu ile serum verilir. Belden aşağıda ve bacaklarda his değişikliği (uyuşukluk) oluşur.

Doğumun birinci evresinde, yani rahim ağzı tam açık hale gelinceye kadar olan dönemde, rahim kasılmaları devam ederken anne ağrı duymaz ve konforlu bir bekleyiş ortamı oluşur. İlaç genellikle bilgisayarlı bir alet ile verilir. Doğum anında da, ilaç tipi ve dozuna bağlı olarak kas gücü korunduğu için anne rahatlıkla ıkınarak, doğum kanalında çocuğun ilerlemesini ağrı duymadan sağlar.

Kombine Spinal – Epidural Anestezi
Doğumdaki epidural analjeziye çok benzer. Tek farkı, ince boru yerleştirilmeden önce epidural iğnesinin içinden kıl gibi bir iğne geçirilerek, spinal bölgeye ilaç verilmesidir. Böylece 1 – 2 dakika içinde ameliyatın başlaması sağlanarak, tam kas gevşemesi ile sezaryen ameliyatı kolaylaştırılır. Ameliyat sonrası dönemde de epidural kateter ile bilgisayarlı bir aletten ilaç yollanarak, ağrısız, konforlu bir ortam hazırlanır.

Genel Anestezi
Damar yolundan verilen anestezik ilaçlar ile solunum yolundan -bir tüp yerleştirilerek- verilen anestezik gazlar ile uygulanır. Anne sezaryen boyunca tamamen uyutularak, geçici bir süre bilinç kaybı sağlanır.

SIK SORULAN SORULAR

Epidural teknikte ağrısız dönem ne zaman başlar, ne zaman sona erer?
İlaç etkisi, epidural teknikte ortalama 15 dakika içinde; kombine spinal – epidural teknikte ise bir dakika içinde başlar. Yerleştirilen plastik borudan gönderilen ilaçların kesilmesi ile belirli bir süre sonra ilaç etkisi de biter.

Bu tekniklerde yan etkiler nelerdir?
Kan basıncında düşme gözlenebilir. Sıvı ve ilaçlarla kan basıncındaki bu düşme kolaylıkla önlenir. Doğum eylemi ve ilaçlar titreme yapabilir. İlaçlar ve ısıtma ile titreme de yine çok kolaylıkla engellenir. Doğumdan sonra nadiren
24 – 48 saat baş ağrısı gözlenebilir. İlaç tedavisiyle ağrı giderilir.

Riskli midir?
Deneyimli doktorlar, gelişmiş teknoloji ve ilaçlar sayesinde komplikasyonları son 20 yıl içinde belirgin bir şekilde azaltılmıştır.

Doğum analjezisinin bebeğe – anneye etkileri nelerdir?
Çağdaş ilaçların bebeğe etkisi olmadığı gibi anneye de yan etkileri çok azdır. Ağrının engellenmesi, sadece konfor sağlamaz. Ağrı duyusunun engellenmesi ile doğum ağrısında ortaya çıkan enzimler ve hormonlar oluşmayacağı için
hem annenin hem de bebeğin daha sağlıklı olması sağlanır.

Hastaneye gelirken
* Bir şey yememeye çalışın; ihtiyacınız varsa sadece su içebilirsiniz.
* Mümkünse ılık bir duş alın.
* Bol ve rahat giysiler giyinin.
* Lens, takı, saat gibi şahsi eşyalarınızı çıkarın.
* Doğum ve anestezi doktorlarının siz ve bebeğiniz için en doğru ve sağlıklı girişimi planlayacaklarını unutmayın.

arsiv.ntvmsnbc.com/news/468753.asp

Ağrısız Normal Doğum

Temmuz 25th, 2008 yazan admin

Gelişmiş ülkelerde sezaryen oranının yüzde 15-25, ülkemizde ise yüzde 50′ler civarında olduğunu belirten uzmanlar, bu durumu eleştiriyor. Epidural’le yapılan ağrısız normal doğumun özendirilmesi gerektiğini belirten uzmanlar, sezaryenin ise ancak zorunlu durumlarda yapılması gerektiğini vurguluyor

Acıbadem Hastanesi Kadıköy, Kadın Hastalıkları ve Doğum Bölüm Sorumlusu Doç. Dr. Tolga Ergin, normal doğum yöntemi konusunda sıklıkla merak edilen soruları yanıtladı…

Normal doğum en ideal doğum yöntemi mi?
Bence evet. Zaten gelişmiş ülkelere baktığımızda sezaryen oranı yüzde 15-25 civarında iken, ülkemizde sezaryen oranında çeşitli nedenlerle artış söz konusu olduğunu ve neredeyse yüzde 50′lere yaklaştığını görüyoruz. Anne adayları sıklıkla, yaşanacak ağrı, doğum süresinin uzunluğu, bebekle ilgili doğabilecek problemler, ağrılar başladığında doktorunu bulamama veya ulaşamama, yakınlarının ve arkadaşlarının doğumla ilgili olumsuz tecrübelerinden etkilenme gibi nedenlerle normal doğumdan korkuyor. Oysa, unutulmaması gereken en önemli nokta, vajinal (normal) doğumun milyonlarca yıldır bütün memeli varlıkların soylarını devam ettirmekte kullandıkları en doğal ve fizyolojik yol olduğudur. Sezaryen ile doğum, normal doğumun gerekli durumlarda başvurulan bir alternatifi olarak algılanmamalı, normal doğumun yerini almaya başlayan daha üstün bir doğum şekli olarak asla görülmemelidir. Gebelik takibi sırasında aksi bir durum belirmedikçe, anne adayı normal doğuma teşvik edilmelidir.

Sizce doğum kararı ne zaman alınmalı?
Anne ve baba adaylarını dokuz ay boyunca en çok düşündüren ve endişelendiren konuların başında doğum şeklinin nasıl olacağı gelir. Bence, gebeliğin son ayında doğum yöntemi için karar alınmalıdır. Bunun için ben anne ve baba adayına tüm yöntemleri tüm yönleriyle anlatıyorum ve kararı onlara bırakıyorum. Genellikle de son söz kadının oluyor.

Normal doğumun avantajları nelerdir?
Vajinal doğumun hem anne hem de bebek için sezaryenle doğuma göre üstünlükleri vardır. Vajinal doğum sonrasında anne birkaç saat içinde normal aktivitelerini yapabilmekte, çok kısa sürede bebeğini emzirmeye başlayabilmekte, gebelik öncesi yaşantısına dönmesi çok çabuk olmaktadır. Normal doğum sonrası vücudun (özellikle karnın) eski şekline dönmesi sezaryene oranla daha iyi ve çabuktur. Anne için hem doğum yapar yapmaz bebeğini kucaklayabilmek ve emzirebilmek hem de bebeğinin doğumuna aktif olarak katkıda bulunmuş olmak büyük mutluluktur. Bebeğiyle doğar doğmaz o özel bağı kurabilmek, şüphesiz yaşamının en keyifli anı olacaktır. Normal doğum sırasında bebek kemik kanaldan geçip (annenin pelvis kemikleri) vajinal doğarken, göğüs kafesine oluşan baskı bebeğin akciğerlerindeki sıvının çok büyük kısmının boşalmasına ve nefesini daha rahat almasına neden olur. Sezaryende bu durum söz konusu olmadığından, sezaryenle doğan bebeklerde “yeni doğanın geçici takipnesi” ve “ıslak akciğer” adı verilen solunum sıkıntıları vajinal doğumla doğan bebeklere oranla beş kat daha sık görülür. Bu tür solunum sistemi problemlerini, normal zamanından önce, isteğe bağlı sezaryen ile doğurtulan ve bir bakıma hekim ve hastanın ortaklaşa hatası olarak prematüre (erken) dünyaya getirilmiş bebeklerde sık görmekteyiz. Özellikle bu nedenle, isteğe bağlı “elektif” sezaryenlerin 39. haftadan önce yapılmaması çok önemlidir. Ayrıca normal doğum yapabilecek anne adaylarının doğumunun sezaryenle gerçekleştirilmesinin, hem ülkemizin hem bireylerin sağlık bütçesine getirdiği yük de göz ardı edilmemelidir.

Normal doğum en ağrılı yöntem anlamına mı geliyor?
Doğum sonrasını düşünürseniz, en ağrılı yöntem sezaryen olabilir. Ama epidural kullanırsanız, normal doğumun ağrılarını yok denecek kadar azaltabilirsiniz. Dolayısıyla, sadece ağrıyı düşünerek bir yönteme karar vermek doğru değil. Çünkü hem sezaryende hem de normal doğumda ortaya çıkan ağrıları yok etmek artık tıbbın elinde.

İleri yaşta normal doğum daha mı riskli?
Eskiden böyle bir inanış vardı; “35 yaşından sonraki ilk doğum sezaryen olmalı” diye. Günümüzde yüzde 100 geçerli olmamakla birlikte, bu görüşü yine de gebe kadınlara hatırlatıyoruz.

Normal doğumun ardından kadınlarda ne tip sorunlar doğuyor?
En sık görülen ve konuşulan sorun, kadın genital bölgesindeki sarkma şikâyetleridir. Ama bu, her normal doğum yapan kadının ileri dönemde bu sorunu yaşayacağı anlamına gelmez. Bir risk faktörüdür… Ama her normal doğum yapan, genital organda sarkma sorunu ile karşılaşmaz. Bazı bünyeler bu tür sarkıklıklara yatkın olabiliyor. Akrabalarında idrar kaçırma şikâyetleri ve sarkıklık olan kişilerde, bu sorunun görülme riski dört kat artar. İlerde oluşabilecek bu tip riskler, normal doğumdan kaçınmaya neden olmamalı. Ortaya böyle bir durum çıkarsa, doğumdan sonra o bölgedeki kasları kasacak egzersiz hareketleri veriyoruz.. Ayrıca, bu sorunun tedavisi de var.

Normal doğumdan sonra kadınların seks hayatı kötü mü etkileniyor?
Olabilir… Aslında sadece özellikle zor doğum sonrası ortaya çıkan sarkıklıklardan dolayı, seks hayatları etkilenen hastalarımız oluyor. Doğum sonrası bu şikâyet olursa, bu bölge için bazı ameliyatlar yapılıyor.

Kaynak: http://arsiv.sabah.com.tr/2005/04/01/gny/sag101-20050330-200.html

Epidural – Ağrısız Doğum

Temmuz 5th, 2008 yazan admin

Son donemlerde bir cok anne adayimizin tercihi epidural anestezi yani ağrısız doğum tercih etmeye basladi. Bizde daha once sizlerle paylasmiz oldugumuz epidural doğum görüntüleri, epidural anestezi videolari ve yazilarimiza yeni bir epidural doğum videosu daha ekliyoruz bu yontem ile doğum yapmayi dusunen anne adaylarimizi biraz daha bilgi sahibi yapabilmek icin, umariz begenirsiniz.

Daha once yayinlamis oldugumuz epidural anestezi doğum görüntüleri ve epidural anestezi yazilarimiz:

Epidural Anestezi Nedir?

Epidural Anestezi -Agrisiz Dogum 1

Epidural Anestezi – Agrisiz Dogum 2

Normal Dogum Tercih Edin

Normal Dogum Tercih Edin

Nisan 22nd, 2008 yazan admin

Doğumda canının çok yanacağı ve bir problem çıkacağı endişesine kapılan hamile kadınların doğru bilgilendirilmesi gerekiyor.Eğer anne adayı yakın çevresi ve doktorunun desteği varsa normal doğuma sıcak bakıyor. Aksi bir durumda ise hamile kadınlar doğum ağrısından, süresinden, dikişinden, bebeği veya kendisini etkileyebileceksorunlardan endişe ettikleri için sezaryenle doğum yapmayı tercih ediyorlar.

Acıbadem Hastanesi Bakırköy’de görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Tahir Aslan, “Önceki yıllara göre kadınların daha geç evlenmeleri ve gebe kalmaları, az sayıda çocuk sahibi olmak istemeleri, “riskli gebelik veya kıymetli bebek kavramlarının ortaya atılması ile anne adaylarının gittikçe normal doğumdan uzaklaştığına dikkat çekiyorlar.

Normal doğuma hazırlık
Geleneksel olarak ülkemizde hemilelik, kadınlar yakın çevresinden dinlediği öykülerin ekisiyle doğuma hazırlanıyor. Kırsal kesim kökenli ailelerde doğum normal bir süreç olarak algılanıyor.Kentlerde ise son yıllarda gittikçe artan searyen isteği olduğuna işaret eden uzmanımız, bu kesimde daha çok “sezaryene ruhsal hazırlık” söz konusu olduğunu belirtiyor ve ekliyor:

“Kadının kendini bekleyen tıbbi sürece olumlu bakış fikrine sahip olması, ruhsal hazırlığın yüzde 90′lık kısmını oluşturur.Geri kalan yüzde 10′lukkısımda hastanın doktoruna, doğum yapacağı kuruma ve modern tıbba güveni kapsıyor.Anne adaylarının bu süreçte desteklenmeleri normal doğuma hazırlık için kurslara yönlendirilmeleri gerekiyor.Talep olmaması, yönlendirme olmaması, faydalarının algılanmamış olması, çok kar edilen yönünün olmaması da bu kursların sayılarını ve sürekliliklerini engelliyor. Bu nedenle doğuma bilinçli hazırlanma isteği olan anne adayları bile bu tür organizasyonlara zor ulaşıyorlar.

Normal doğumun süresi
Normal doğumun süresi ilk gebelikte ve daha önce doğurmuş hastada farklılık gösteriyor. Genellikle ilk doğumların uzun sürdüğünü belirten uzmanımız, sözlerini şöyle sürdürüyor:

“Her iki gruptada genellikle süreyi belirleyen 1. evredir.Bu evre hastadan hastaya çok farklılık göstermektedir. Bu süre 7-8 saat sürebildiği gibi 2-3 saat de olabilir. Ancak bilinmelidir ki bu evrede rahim açılması çok artmadığı için, kasılmalar rahmi hazırlayıcı kasılmalar olduğundan ağrının algılanması çoğu zaman abartıldığı kadar olmayacaktır. Anne adaylarımızın çoğu bu süreyi çok rahatlıkla doktoru ile telefon kontağını sürdürerek evlerinde aileleriyle beraber geçirebilmektedirler. Çoğu zaman hastaneye gelme zamanı 1. evrenin sonu ile 2. evrenin başına rastlar. Bu aşamadan sonra bebeğin doğumuna kadarki zaman çok daha kısadır. Eğer herşey yolunda gidiyorsa bu dönem kadından kadına farklılık göstermekle beraber, minimum saatte bir santimetre açılacak bir hızda gerçekleşir. Ikınma ve bebeğin doğumu ortalama ilk gebelikte 50 dakika, doğurmuşlarda 20 dakika olabilir.

Ağrısız normal doğum
Doğum ağrısının şiddeti kişiden kişiye göre değişiyor. İşte bu noktada modern doğum devreye giriyor. Hastaya göre kişiselleştirilmiş, doğum ağrısını azaltmaya yönelik yöntemler kullanılıyor.

Dr. Hatem Doğu, aağrısız doğumun bugünkü literatürde en sık “epidural veya kombine spinal-epidural doğum anestezisi” olarak uyguladıklarını belirterek şöyle devam ediyor:
“Uygun vakalarda uzmanlarınca uygulandığında gerçekten hastanın kasılmalarını engellemeden, ağrı hissini ciddi oranda azaltmasıyla diğer yöntemlere göre üstünlük sağlıyor.”

Normal doğumun sezaryene üstünlükleri:
Yapılan birçok araştırma normal doğumun sezaryene olan üstünlüklerini ortaya koyuyor. Normal doğumun sezaryenin riskini taşımıyor oluşu bu üstünlüklerin en önemlisi. Bilindiği gibi sezaryen belkide dünyada en çok yapılan operasyon. Ancak yine de bir operasyon olması belli riskleri de beraberinde getiriyor. “Büyük ameliyatlarda sözkonusu olan kanama, enfeksiyon, mesane ve bağırsak yaralanmaları, anesteziyle ilgili riskler sezaryen için de geçerli. Oysa normal seyreden bir doğumda tüm bu risklerin istatistiki olarak çok daha az görüldüğünü belirten Opr. Dr. Tahir Arslan, “Tıbbi kanıtlarda bunu doğruluyor. Normal doğum süreci özellikle eşlerin beraber yaşadığı mutlu bir deneyim. Bebeğin doğumunu eşiyle paylaşmak genel anestezi alan hastalarda mümkün olmuyor ve doğan bebeği yaşattığı güzel duygular paylaşılamıyor.” diyor ve şöyle devam ediyor:
“Ayrıca iyileşme ve vücudun normale dönme hızı normal doğum sonrası daha çabuk olmaktadır. Doğum sonrası karında kesi olmadığından karın kasları daha çabuk eski formlarını alabilmektedir. Normal doğum sonrası emzirme daha kolay ve çabuk başlamaktadır. Özellikle isteğe bağlı yapılan sezaryenler sonrası bebeğin ağrıları başlamadan ve erken doğurtulmasına bağlı TTN denilen tablonun oluşma olasılığı daha fazladır ve dünya literatürü de bunu desteklemektedir. Ek olarak normal doğumun maliyetinin düşük olması da ekonomik kaynak kısıtlılığının sözkonusu olduğu durumlarda çok önemli olabilmektedir.

Normal doğumun riskleri
Günümüzde normal doğumun riskleri modern yöntemlerle, tıpkı sezaryende olduğu gibi asgariye indirilmeye çalışılıyor. Doğum eylemi süresince anneyi ve bebeği güvenli bir şekilde takip etmeyi kolaylaştıran yeni metodlar ve monitarizyon cihazları kullanılıyor. Uzmanımız, bebek anne açısından normal doğumun riskli olduğu durumlarda eğer çözüm sezaryen ise doğumun bu şekilde yapıldığını belirtiyor ve “Buna sezaryenin medikal enfeksiyonları denmektedir. Ancak beklenmeyen komplikasyonlar ister normal doğum ister sezaryen olsun her zaman, dünyanın her yerinde olmaktadır ve olacaktır. Bu nedenle doktoru ve doğum yapılacak yeri seçerken dikkatli olunmalı. Genellikle kabul edilen sezaryen risklerinin normal doğum risklerine göre daha fazla ciddi olduğudur” diyor.

http://bebekvecocuk.milliyet.com.tr/Bebek/Default.aspx?aType=ArticleDetail&ARTICLEID=1353&parCATID=56

Epidural Anestezi Nedir?

Kasım 25th, 2007 yazan admin

Epidural anestezi nedir?

Epidural anestezi, bölgesel anestezinin bir çeşididir. Bunun için ağrı tedavisinde uzmanlaşmış bir anestezist, bel hizasında omuriliği çevreleyen zarın dışındaki bölgeye lokal anestezi ilacını verir. Bu ilaç uygulaması ile vücudun alt yarısından ağrı sinyalini beyine götüren sinirlerde iletim durur ve ağrının kaynaklandığı bölgede ağrı duyulmaz.

Doğum ağrısı ağrılı uyaranların başlangıç yerinden beyne kadar olan seyri esnasında bir alanda uyaranın durdurulmasıyla ortadan kaldırılır. Biz bu ağrıyı hastanın bel bölgesinde uygun bölgeyi önce lokal anesteziyle uyuşturup sonra ince bir iğne ile omurilik çevresindeki bir boşluğa anestezik ilaçlarımızı vererek durduruyoruz. İşlem 5 dakika kadar sürüyor. Steril şartlarda uygulama yapılır. Anneye rahat ve ağrısız bir doğum yaptırma arzumuz hiçbir zaman bebek ve anne güvenliğini tehlikeye attırmaz. Anne ve bebek bu yöntem öncesinde değerlendirilir.

Epidural anestezi uygulamasının avantajları nelerdir?
Epidural anestezi bilinç kaybı olmaksızın tam ağrı kontrolü sağlar. Bu şekilde doğumunuz süresince canlı ve uyanık kalırsınız.

Epidural anestezi uygulanan hastalar, ağrı duymaksızın kaslarını hareket ettirebilirler. Bu şekilde ıkınarak, doğum olayına aktif olarak katılırsınız.

Enjeksiyon veya solunum yolu ile verilen ilaçlar bebeğinizin kanına da geçerek onu etkileyebilirken, bu yolla bebeğin etkilenmesi olasılığı çok azdır.

Doğum sırasında forseps uygulanması veya dikiş atılması gerektiğinde bunların ağrısını duymazsınız.

Bu yöntem ile, daha fazla ilaç verilerek sezaryan ameliyatı da yapılabilir.

Genel anestezi alan hastalara göre istenmeyen etkilere daha az rastlanır. Bu yöntemin uygulandığı hastalar daha erken dönemde hastaneden ayrılabilirler.

Epidural anestezinin kullanım alanları
Epidural anestezi en sık ağrısız doğum olmak üzere, searyan, ayak ve bacak ameliyatları, kalça protezi, fıtık onarımı, diz ameliyatları ve ameliyat sonrası ağrı kontrolünde kullanılır.

Epidural anestezi neden sıklıkla doğum için kullanılır?
Bir çok hamile ve doğum doktoru için epidural anestezi, anne ve bebeğe sağladığı rahatlık ve güven nedeni ile tercih edilen anestezi tipidir. Doğum eyleminin son dönemlerinde hastanın doğuma aktif şekilde katılmasına olanak verir. Epidural anestezi sezaryan ameliyatında da kullanılabilir ve annenin doğum sırasında uyanık olma avantajını sağlar. Böylece anne bebeğini doğar doğmaz görebilir, kucağına alabilir.

Epidural anestezi bebeği etkiler mi?

Bölgesel anestezi için kullanılan ilacın kan ile direkt ilişkisi olmadığı için bebeğe olan etkileri de minimaldir. Bu uygulama bebeği etkilemeksizin annede mükemmel ağrı kontrolü sağlar.

Epidural anestezi nasıl uygulanır?

İşlem otururken yapılabilirse de genellikle yan yatarken yapılır. Enjeksiyon sırasında hareket etmemeniz gerekir. Önce belinizin anestezi uygulanacak bölgesi antiseptik bir ilaçla silinerek temizlenir ve iğnenin yapılacağı yer küçük bir iğne ile uyuşturulur. Ardından anestezist bir iğne aracılığı ile lokal anestezi ilacını omurilik zarının çevresine verir. Bu, doğum kanalının çevresinin uyuşmasını sağlar, doğum veya cerrahi işleme ait ağrı başka bir ilaca gerek kalmadan giderilir.

Sıklıkla çok ince, yumuşak bir plastik tüp (kateter) bu iğnenin içinden ilerletilir ve iğne geri çekilerek kateter burada bırakılır. Bu sayede kateterden gerektikçe ilaç verilerek uzun süreli ağrı kontrolü sağlanabilir. Yerinde kalmasını sağlamak için kateterin dışarıda kalan kısmı sırtınıza bantlanır. İşlem bittikten sonra rahatsızlık duymadan sırtüstü yatabilir, yatak içinde hareket edebilirsiniz. İlaç verilirken bel bölgesinde bir soğukluk hissedebilirsiniz. İlacın etkili olması için 20-30 dakika geçmesi gerekir. Uyuşukluğun derecesi kullanılan ilaca ve dozuna bağlıdır. Doğum ağrısını gidermek için düşük dozda ilaç verilir. Bu şekilde ağrı olmasa da kasılmaları hissedersiniz. Doz artırılarak sezaryen girişimi için de yeterli uyuşma sağlanabilir. Doğum veya sezaryen ameliyatı sonrası ağrı olursa epidural kateterden sürekli olarak ilaç verilerek giderilebilir. Bazı durumlarda katetere bir pompa bağlanır. Bu pompaya zaman zaman basıp ilaç vererek ağrı tedavisine aktif olarak siz de katılabilirsiniz (Hasta-kontrollü ağrı giderilmesi).

Bölgesel anestezinin istenmeyen etkileri var mıdır?

Bölgesel anestezi ile istenmeyen etkilerin gözlenmesi nadirdir. Ancak her tip anestezi uygulamasında olduğu gibi bölgesel anestezide de yan etki görülebilir. Başağrısı, kas ağrıları ve tansiyon düşmesi gibi hafif ve kısa süreli etkiler gelişebilir. Anestezistiniz epidural anestezinin risklerini, faydalarını ve istenmeyen etkileri size açıklayacaktır.

kaynak: meltemhastanesi.com

Epidural Anestezi – Agrisiz Dogum 2

Kasım 25th, 2007 yazan admin

Epidural (agrisiz) dogum ile ilgili video.

Epidural Anestezi -Agrisiz Dogum 1

Kasım 25th, 2007 yazan admin

Epidural (Agrisiz) dogum hakkinda bilgi edinebileceginiz bilgilendirici video.