Go to content Go to navigation Go to search
Hamilelik&Doğum ile ilgili bilgi ve oneriler...

Doğum Sonrası Kilo Problemi

Aralık 23rd, 2009 yazan admin

Hamilelik donemi alınan kilolar anne adayının metobolizma ve bünyesine göre çeşitli değişiklikler göstermektedir. Bunun için ortalama bir kilo limiti koymak mümkün değildir. Her kadın kendi vücuduna göre bu sayıyı hesaplayabilir. Ancak kilo sorunu olan ve şeker, kalp gibi hastalıkları bulunan anne adaylarının 7-11 kg alması sorun olabileceği,  ama zayıf anne adaylarının 15-20 kg alması sorun olmayacaktır.

Doğum sonrasi 4-6 kg arası kilo verildikten sonra, doğru beslenme ile istenilen kiloları vermek mümkündür. Zayıflamak isteyen annelerin yaptığı yanlışlar arasında az yemek geliyor. Bu tamamen yanlıştır. Yeterli besin maddeleri alınmadığında vücut ihtiyaçlarını gideremez. Bu da anne sağlığı açısından risk taşımaktadır. Ayrıca anne sütünün azalmasına neden  olur. Bu yüzden dengeli ve düzenli beslenerek hem kendi sağlığınız hemde bebeğinizin sağlığını riske atmamış olur, istenmeyen kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.

Anne sütü alan çocuk ilk dört ayda gelişim gösterir. Daha sonra büyüme hızı yavaşlar. Altıncı aydan sonra gerekli ek besinlerle bebeğinizin gelişimine destek olmanız gerekmektedir. Hamilelik de kilo alan anne bebeğin dördüncü ayından sonra doktor kontrolü altında diyet yapabilir.

Uzmanların açıklamalarına göre aylık 1.5-2 kg vermek annenin sağlığı olumsuz etkilememekte olup, anne sütüne bir zararı bulunmamaktadır. Fazla kilolu bir anne için, kiloları uzunca bir süreye bölmek annenin sağlığı ve sütün yeterliliği açısından uygun görülmektedir. Çok hızlı kilo veren annede, halsizlik, eklem ağrıları, baş ağrıları,a ğız kokusu baş göstermektedir. Bu yüzden düzenli bir şekilde beslenip kilo vermek gerekir.

Normal doğum  sonrasinda  7 günden itibaren spor yapmak uygun görülmektedir.İlk haftalarda anne süt üretimi ve loğusalık dömeninden geçtiği için yorgunluk görülür.Bu yüzden ilk haftalar günde en fazla 15 dakika kadar spor yapılmalıdır.Fazlası anne sağlığı açısından risk taşımaktadır.

Hamilelik ve Kordon Dolanması

Aralık 11th, 2009 yazan admin

Kordon dolanması, anne karnındaki bebeğin hareketleri sonucunda veya doğum esnasında görülen bir durumdur. Yapılan araştırmalar her 4 bebekten birinin kordon dolanması yaşadığı yönündedir. Doğum esnasında kordon dolanması yaşanırsa, bu bebeğin kalp ritmiyle belli olur. Anne karnındaki bebekte ise ancak ultrason yöntemiyle anlaşılabilir.

Kordon dolanması bebek için tehlike arz etmezken bazı durumlarda tehlike hatta ölümcül olabilir. Doğum esnasında kordon dolanması nedeniyle bebeğe giden oksijen ve kanda azalma yaşanabilir ve bu da bebek için risk oluşturur. Bu durumda anne yan yatırılır. Bebeğin kalp atışlarında herhangi bir düzelme olmazsa başvurulacak yöntem sezaryendir.

Bazen kordonun kısa olması nedeniyle veya kordonun birden fazla dolanması sebebiyle normal doğum esnasında bebeğin çıkması engellenebilir. Bu durumda da başvurulacak yöntem sezaryen doğumdur.

Kordon dolanması nadir olarak bebek ölümlerine de neden olabilmektedir. Ancak ne şekilde ve hangi durumlarda sebebiyet verdiği konusunda kesin bir tanı bulunmamaktadır.

Hamilelik esnasında kordon dolanmasının teşhisi doppler ultrason ile kolay bir şekilde konulabilir. Doktor, dolanmanın durumuna göre kişiyi yakın takibe alabilir. Bu durumlar genelde dolanmanın 3’ten fazla olması durumundadır.