Go to content Go to navigation Go to search
Hamilelik&Doğum ile ilgili bilgi ve oneriler...

Kürtaj

Eylül 28th, 2009 yazan admin

Kürtaj (kürtaş) işlemi ve istenmeyen, plansız gebelikKürtaj ülkemizde ve yurtdışında yapılan bir tedavi yöntemidir. Kürtajın yapılma amacı istenmeyen gebeliklerin tıbbi yollar ile sonlandırılma işlemidir. Fakat kürtajın ülkemizde yasal sorumlulukları vardır. Tüm doktor ya da hekimler 10 haftalık hamilelik durumunda kürtaj yapmaktadır. Aksi takdirde 10 haftayı geçen gebelik süreleri için kürtaj yapılmamaktadır. Bu kuralı aşan kişilerede hapis ve para cezası verilmektedir.

Ayrıca 10 haftayı geçen bayanlarda kürtaj yapılması çeşitli sağlık sorunlarınıda beraberinde getirir. Bir bayanın kürtaj yapabilmesi için 18 yaşını geçmesi gereklidir. Eğer bekar ve 18 yaş geçilmiş ise hemen hemen her hastanede kürtaj yapılabilir. Fakat evli bir bayan kürtaj yaptırmak isterse eşininde kürtaj için imzası gereklidir. Aksi takdirde hiç bir sağlık kuruluşunda kürtaj gerçekleştirilmez.

 Ülkemizde kürtaj büyük bir çoğunluk tarafından olumlu olarak düşünülmez. Çünkü bir bebek ilk haftasından itibaren gülücüklerini saçmaya başlar. Ayrıca islam dinine göre kürtaj kesinlikle günahtır. Anne veya babada olsa kimse bir bebeğin ya da bir insanın hayatını sonlandırmakla yükümlü değildir. Bu bilgiler mutlaka aklınızın bir köşesinde olmalıdır.

Hamilelik Sonrası Estetik Ameliyat

Eylül 26th, 2009 yazan admin

Hamilelik sonrasi tum annelerin en buyuk sorunu suphesiz vucutlarinda meydana gelen deformasyondur.

Gebelik doneminin gecirilme zorluguna ve yapilan egsersizlerle dogru orantili olarak bu deforme bazi kadinlarda fazla bazi kadinlarda daha az olmaktadir. ama sonuc olarak az veya cok vucutta bir bozulma soz konusudur.

Ozellikle sezeryan doğum yapan bayanlarda karin bolgesininde kesilmesi sebebiyle daha cabuk toparlanilamamaktadir.

Bu ve benzeri tum bilgileri asagida yer alan Hamilelik Sonrası Estetik Ameliyat baslikli videomuzda bulabilirsiniz.

Op. Dr. Dilek Avşar‘in anlatimiyla (karın germe, meme estetiği, yağ aldırma, yüz germe, cilt sarkmalari, göğüs estetiği vb.)   estetik konusunda genis aciklamalar tum sorularinizin yaniti olacaktir.

Emzirme

Eylül 23rd, 2009 yazan admin

Anne sütü bir insanın hayatında aldığı ilk besindir. Büyüyüp, gelişmek için anne sütünün çok büyük önemi var.

Emzirme, bebek sağlığı ve kadın sağlığı açısından önemli bir yere sahip. Emen bebek sağlık kazanır ve annesiyle duygusal bir bağ kurar. Emziren kadın ise göğüs kanseri olma riski minimuma iner ve bebekle duygusal bağ oluşturur.

Emzirmek gibi hayatsal faaliyetleri yaparken annenin dikkat etmesi gerekenler

Hijyen: Emzirmede ilk şart hijyendir. Annenin bebeğini emzirmeden önce temiz olması gerekiyor.

Beslenme: Yeteri kadar anne sütüne sahip olmak bebek sağlığı ve doyumu için önemli. Bebeği besleyen anne olduğu için annenin doğru beslenmesi gerekiyor. Gaz yapıcı, suni ve sağlıksız her gıdadan uzak durulması gerekir. Bol sıvı almak ve süt arttırıcı besinler yenmeli. Özellikle ayran ve tatlı anne sütünü arttıran besinlerdir.

Uygun emzirme pozisyonu : Dik oturmak, bebeği doğru tutmak ve emzirme sırasında annenin uyanık olması gerekir. Yatarken bebeği memede unutmak ve iç geçirilmesi bebeğin sütten boğularak ölmesine neden olabilir.

Sık aralıklarla emzirmek : Bebeğin sık meme emmesi gelişimi için ve annenin sağlığı için çok faydalı. Annenin ağrı ve sancıları azalır.

İlk 4 ay : Bebek ilk dört ay anne sütünden başka hiçbir besin almamalıdır. Anne sütü bebeğin bütün gereksinimlerini karşılar.

Anneler bebeklerini emzirmekte ihmalkâr olmamalı. Anne sütü bebeği korur, emzirmekte anneyi korur.

Hamilelikte (Gebelik) Ultrason Muayenesi ve Zamanlari

Eylül 19th, 2009 yazan admin

Ultrason 1950 yıllarında ortaya çıkmış muhteşem bir buluş. Ultrason; organlara çarpan ses dalgalarının görüntü olarak ekrana yansımasıdır. Ultrason, günümüze gelene kadar çok gelişti. Şimdilerde 3 ve 4 boyutlu renkli ultrasonlar çekiliyor.

Anne ve bebek sağlığı açısından ultrason muayenesi büyük önem taşıyor. Bebeklerin organlarının gelişip gelişmediği, sağlıklı kalp ritmi, gebeliğin seyri ve çıkabilecek problemlerin erken teşhisi ve müdahalesi için ultrason muayenesi şart.

Ultrasonla ilgili bir tartışma konusu da gebe kadınların ultrasondan muayenelerinden zarar görüp göremeyeceği. Bu aslı olmayan halk arası bir söylemdir. Ultrasonun anne ve bebek sağlığını tehdit etmez. Yinede çok sık utrasona girmek gereksiz masraf ve zaman kaybıdır.

Hangi sebeplerden ultrason muayenesi yapılır?

  • Gebelik (hamilelik) teşhisi
  • Gebelik (hamilelik) süresi
  • Bebek cinsiyeti
  • Gebelikte kanama
  • Çoğul gebelik
  • Plasenta lokalizasyonu
  • Gebeliği etkileyen her türlü kadın hastalığı

Gerekli ultrason zamanları

Hamilelik süresince beş kez ultrason muayenesine girilmelidir. Gebeliğin başlangıcı, 12, 22, 32, 38. haftalar ultrason muayenesine girilmelidir.

Gebelik de yapılan ultrason ve vajinal muayenelerin hiçbir sakıncası yoktur. Ayrıca ultrason sırasında sürülen jellerde bir sağlık tehdidi değildir. Muayene sırasında vajinada kalan jel kalıntıları ve sıvılar spermlere, bebeğe ya da anne adayına zarar vermez. Doktorlar ve sağlık kuruluşları insanların sağlığı için çalışıyor.

Gebelikte düzenli kontrolleri ve doktor desteğini ihmal etmeyin.

Kordon Dolanması Nedir, Nasıl Anlaşılır?

Eylül 16th, 2009 yazan admin

Kordon dolanması çok sık yaşanan bir durum değildir. En azından çok tehlikeli bir durum olduğu söylenemez. Kordon dolanması, bebeğin el, ayak ve özellikle boynunda olur. Kordon dolanmasının tehlikeli olduğu durumlar %10’luk bir dilimi kapsar.

Kordon dolanmasının sebebi
Kordon dolanması, bebeğin hareketlerine bağlı olarak gelişen bir durumdur. Bu durum anne karnındayken de olabilir, doğum sırasında da kordon dolanabilir.

Kordon dolanması halk arasında çok korkulan bir durum. Bacak bacak üstüne atma, ters hareket etme, gibi anne adaylarına birçok ikazlar yapılır. Tabii ki bu durumlar sakıncalı olabilir fakat bunların kordon dolanmasıyla bir alakası yoktur. Kordon dolanması bebeğin hareketlerine bağlı bir olaydır.

Kordon dolanması nasıl anlaşılır?
Kordon dolanması ultrason muayenelerinde ya da doğum sırasında anlaşılır.

Kordon dolanması nelere yol açabilir?
Kordon dolanması nadiren tehlike yaratan bir hamilelik olayıdır. Anne karnında ki kordon eğer çok uzunsa bebeğe dolanma riski daha büyüktür. Sıkı şekilde dolanan kordon bebeğin daha az oksijen ve kan alması anlamına geliyor. Daha az oksijen ve kan bebeğin kalp atışları düşürür. Bu gibi durumlarda annenin yan yatması ve dinlenmesi gerekir. Eğer bu şekilde bebek normale dönmüyorsa acil sezaryen yapılması gereken durumlar ortaya çıkabilir.

Hamilelikte kordonun bebeğin boynuna bir kez dolanması normal bir durumdur fakat kordon üç kez dolanmışsa zor bir doğum gerçekleşecek demektir. Bu durumlardaki anne adayının mutlaka doktor kontrolünde olması gerekiyor.

Hamilelik (Gebelik) Testi ve Gebelik Belirtileri

Eylül 14th, 2009 yazan admin

Hamile miyim?  Gibi can alıcı bir sorunuz varsa bu yazıda cevapları bulacağınıza emin olun. Sizin için ister kötü ister iyi bir durum olsun, bu sorunun cevabını öğrenmeniz gerekiyor. Öncelikle gebelikte ne gibi belilerin görüldüğünü öğrenmeniz lazım. Gebelik belirtileri aşağı yukarı her kadın da aynıdır. Hamilelik belirtilerini yaşıyorsanız sıra, emin olmak için gebelik testlerine gelmiş demektir.

Gebelikte Ne gibi Belirtiler Görülür?

  • Regl olamama
  • Sıra dışı regl
  • Mide bulantısı
  • Kusma
  • Baş dönmesi
  • Halsizlik
  • Göğüslerde dolgunluk hissi ve göğüste oluşan değişiklikler
  • Karında şişkinlik hissi
  • Tuvalete gitme ihtiyacının artması
  • Akıntı şikâyeti

Bu ve buna benzer şikâyetler yaşıyorsanız hamile olabilirsiniz. Bu durumda mutlaka gebelik testlerine ya da bir kadın doğum doktoruna başvurmalısınız.

Gebelik (Hamilelik) Testleri

İdrar testi
Eğer bir idrar testi uygulayacaksanız, eczanelerde satılan testlerden satın alabilir ya da sağlık ocakları veya bir hastaneye başvurabilirsiniz. Bu testte idrarda B-HCG aranır. İdrarda B-HCG  varsa sonuç müspet demektir.

Kan tahlili
En sağlıklı sonuç veren gebelik testi, kan testidir. Yapılacak kan testinde B-HCG’nin seviyesi hesaplanır. Sağlık ocaklarında ve hastanelerde kan testi yaptırabilirsiniz.

Ultrason muayenesi
Adet gecikmesi on günü bulmuşsa ultrason tetkiki istenebilir. Ultrasonla Abdominal ( karın ) bölgede yapılan inceleme ile gebeliğin var olup olmadığı anlaşılabilir.

Gebelikten şüphelendiğiniz durumlarda verilebilecek en sağlıklı karar bir doktora başvurmaktır.

Hamilelikte Uyku Problemleri

Eylül 13th, 2009 yazan admin

Hamileliğin ilk aylarında uyku hali ve halsizlik çok sık görülen bir durum. Vücudun geçirdiği bu evrim sırasında birçok değişiklik olur. Bir kadınlık hormonu olan progesteron, yükselmesi ani uyku ihtiyacına sebep olur. Bu normal bir durumdur ve engel olunamaz. Bu yüzden mümkün olduğunca dinlenmek gerekir.

Hamile kadının vücudu sürekli değişimlere ve değişen dengelerin etkisine maruz kalır. İlerleyen hamilelik aylarında başta görülen uyku ihtiyacı yerini uykusuzluğa bırakır. Mide bulantıları, mide yanmaları, sık idrara çıkma ve çeşitli eklem ağrıları uyku düzenini bozar.

Hamilelik de görülen mide yanmaları ve bulantıları hamilelik nedeniyle hassalaşan midenin belirtileridir. Bu yüzden yenilen yiyeceklere çok dikkat edilmesi ve hafif yemeklerin tercih edilmesi gerekiyor. Özellikle gece yatmadan evvel ağır yememek, mide bulantısı ve yanması şikâyetleriyle bölünen uykuyu düzene sokabilir.

Sık idrara çıkma sorunu da hamilelikteki uyku düzensizliğinin en büyük sebebidir. Rahmin sürekli büyümesi ve mesaneye yaptığı baskı tuvalete gitme ihtiyacını hissettirir. Bunun önüne pek geçilemese de uyku sırasında çok su içilmemesi ve fazla çay, kahve tüketilmemesi hamilelerin uyumasına yardımcı olabilir.

Çeşitli eklem ağrıları, özellikle yük binmesinden kaynaklanan bel ve sırt ağrıları gece daha fazla hissettirir kendini. Fazla pozisyon değiştirmemekte çok etkili bir problemdir. Bir türlü rahata eremeyen hamile kadın bu yüzden uykusuz kalıyor. Çekilen ağrılar için doktor tavsiyesiyle bir takım ilaçlar kullanılabilir. Hamilelerin kendini fazla yormaması ve yapacakları egzersizlerle ağrı ve sancıların giderilmesi ve rahat bir pozisyona kavuşmak mümkün.

Bilinçli ve biraz daha dikkatli olarak hamilelik te sıkça karşılaşılan bu problemler minimuma indirebilir. Kısmen de olsa gece uykusunu düzenleyebilirsiniz.

Hamile Kalmak İçin Neler Yapılmalı?

Eylül 11th, 2009 yazan admin

Bir çocuk sahibi olmakta acele edenler ya da bir türlü hamile kalamayan bayanların dikkat etmesi gereken birçok nokta var. Sorunlar ortadan kaldırıldığı takdirde sağlıklı insanların bir çocuk sahibi olmaması için bir neden yok.

Hamile kalmayı zorlaştıran ya da engelleyen sebepler 

Sigara ve alkol kullanımı

Anne ve baba adayının sigara ve alkol kullanması hamile kalmayı zorlaştırır hatta imkânsız hale bile getirebilir. Günümüzde satılan sigara paketlerinin üzerinde bile sigaranın, erkeklerin sperm sayısını azalttığı ve üreme organlarını olumsuz etkilediği gibi birçok ikazlar yazılı. Bir çocuk sahibi olmak isteyen anne ve baba adayları ya da sağlıklıyım ama neden hamile kalamıyorum diyen kadınlar, sigara ve alkolü bırakmanız gerekiyor.

Hormanel dengesizlikler

Vücudun hormon dengesi çok önemli. Hormon dengesizliği birçok hastalığa sebep olmakla birlikte hamile kalmayı da zorlaştırıyor.

Adet düzensizlikleri

Belirgin ve aşırı adet düzensizlikleri bir rahatsızlığın sinyali olabilir. Bu durum yumurtlamanın aktif hale gelememesi anlamına geliyor.

Üreme organlarındaki enfeksiyon ve mantarlar

Kadınların ya da erkeklerin üreme organlarındaki çeşitli enfeksiyonlar ve vajina mantarları yumurtanın döllenememesini engelleyebilir.

Kistler

Eğer rahim ya da yumurtalıklarda kist gibi sorunlar varsa bu ciddi bir hamile kalamama sorunudur. Kadın sağlığını tehdit eder ve önlenmediğinde daha kötü sonuçlara yol açabilir.

Beslenme bozuklukları

Hamile kalma sürecinde beslenme büyük rol oynar. Dengesiz beslenmek, aşırı kilolu ya da aşırı zayıf olmak hamile kalmayı zorlaştıran nedenlerdendir.

Aşırı stres

Maalesef her şikâyetin başı stres hamile kalamama konusunda da karşımıza çıkıyor. Özellikle hamile kalmaya çabalarken rahat olunmaması ve bir türlü hamile kalamıyorum fikrinin kafadan atılamaması çok sık rastlanan sebepler.

Yaş faktörü

Doğal bir süreç olan yaşlanma, etkilerini doğurganlık üzerinde de gösterir. 35 yaş üstünde hamile kalmak zorlaşacaktır.

Az çalışan Troid bezleri

Troid problemleri hormanel dengesizliklerinde habercisidir ve hamile kalamama üzerinde etkili bir sebeptir.

Kemoterapi

Kanser gibi kemoterapi tedavisi gerektiren hastalıklara yakalanılmışsa biraz metanetli olmak gerekiyor. Kemoterapi anne olamamak gibi bir fedakârlık isteyebilir. Neyse ki gelişen tıp kemoterapi öncesinde dondurulan yumurtalıklar sayesinde bir bebek sahibi olmayı geçte olsa sağlıyor.

Hamile kalamamak illa çok ciddi sorunlar olduğu ya da kısır olduğunuz anlamına gelmez. Bir yıllık bir deneyim süresinden sonra nedenleri bulmak için tetkik yaptırılması gerekiyor.

Hamilelikte Kış Riski

Eylül 10th, 2009 yazan admin

Cenin gelişiminde ilk üç ay çok önemlidir. Yeni oluşan organların hiçbir risk altında olmadan gelişmesi anne ve bebek sağlığı açısından sağlıklı olacak. Bu yüzden hamilelik sürecinin ilk üç ayının kış aylarına denk gelmesi hamilelik de mevsimse riskler olabileceğini de gösteriyor.

Kışın, Hamilelik Uzerine Etkileri

Kışın oluşan sağlıksız hava şartları
Kış aylarında ısınmak için kullanılan yakıtların türleri herkes için çok lüks olmayabilir. Kimi kömür, kimi odun, kimide çeşitli yakıtlar kullanacaktır. Bu maddelerin havaya vermiş olduğu salınımlar sağlıksız bir hava koşulu oluşturmakta. Anne adayının nefesini bebeğinde soluduğunu düşünürsek bebek için kış ayının bir risk olduğunu söyleyebiliriz.

Grip, nezle ve soğuk algınlığı gibi hastalıklar
Grip, nezle ve çeşitli soğuk algınlıkları kış aylarında en sık rastlanan durumlardır. Bu rahatsızlıklar annenin bedenini be bebeği çok yorabilir. Sıradan bir öksürük ya da bir hapşırmak bile bebek için tehlikeli olabilir. Anne adayının mümkün olduğunca bu hastalıklara yakalanmaması gerekiyor. Kışın hamilelik üzerine olumsuz etkilerinden sürekli doktor kontrolü ve vitamin takviyeleriyle korunulması gerekir.

Soğuk hava nedeniyle dışarı çıkamamak ve hareketsiz kalmak
Genelde herkes kışın dışarı çıkmaktan hoşlanmaz. Spor aktiviteleri yaza göre yüzde elli azalır. Bunun anlamı daha fazla kilo almak ve hareketsiz kalmaktır. Hamile kadınların istisna durumlar haricinde hareketsiz kalmaması gerekiyor.

Ekonomi
Kış aylarında maddi giderler daha artacaktır. Isınma giderleri ve bakım giderleri gibi… Hamilelik döneminde mutlaka parasal bir birikim olmalı.

Kapalı alanlarda daha fazla elektromanyetik alanlara maruz kalmak ve alerji ya da bulaşıcı hastalık riski
Hamilelik döneminde eve kapanmak hiç doğru bir davranış olmaz. Hamilelikte, evde bulunan televizyon, bilgisayar, cep telefonu gibi manyetik alana sahip birçok cihazın etkisinde daha uzun süre kalmak anlamına gelebilir. Ayrıca kapalı alanlarda,  (sinema, okul, alışveriş merkezleri vs…) kış hastalıkları ve çeşitli rahatsızlıklara yakalanma riski daha fazladır. Hamile bayanlar mümkün olduğunca kapalı alanlardan uzak durmalı.

Erken Doğum Belirtileri ve Nedenleri

Eylül 5th, 2009 yazan admin

Normal bir doğum süreci ortalama 40 haftadır. Eğer doğum 36. haftadan önce gerçekleşirse bu bir erken doğumdur. Çok çeşitli nedenlerle birçok kadın erken doğum riskiyle karşı karşıya kalabilir. Anne ve bebek sağlığı açısından doğum zaman çok önemli. Bu yüzden anne adayları erken doğumun risklerinden kendini korumalı. Özellikle erken doğum bebek için büyük risk taşıyor. Erken doğan bebekler prematüre olabilir.

Erken doğuma sebepleri bebeğe be anneye bağlı olarak iki kısma ayrılıyor.

Bebeğe Bağlı Nedenler

  • Çoğul gebelik
  • Eşin bebekten zamanından önce ayrılması
  • Su seviyesinde anormallik

Anneye Bağlı Nedenler

  • Reşit olmayan, küçük yaşta doğumlar
  • 35 yaş üzerinde deki doğumlar
  • Daha önce geçirilmiş sorunlu hamilelikler
  • Rahim hastalıkları
  • Fazla kilo ve obezite
  • Tansiyon
  • Böbrek yetmezliği
  • Kalp ve damar hastalıkları
  • Akciğer ve karaciğer hastalıkları
  • Kansızlık
  • Dengesiz beslenme
  • Sigara ve alkol kullanımı
  • Stres
  • Yoğun iş temposu

Erken Doğum Belirtileri
Her zamankinden fazla ve farklı sancılar yaşanıyorsa erken doğum başlıyor olabilir. Bel, sırt ve kasık bölgelerin deki sancılar erken doğumun habercisidir. Akıntı ve ishallerde diğer belirtileri destekleyerek ortaya çıkar.

Erken Doğum Onlenebilir mi?
Erken doğum annenin bilinçli olmasıyla ve doktorun takibiyle önlenebilir. Bu konuda en büyük görev annelere düşüyor. Anne adayları kendilerini erken doğum risklerinden korumalıdır. Hamilelik döneminde sıra dışı sancılar ve belirtiler hissediliyorsa mutlaka doktora başvurulmalı. Uzman doktorlar erken doğumu önlemleri alacaktır. Gerekli vitamin ve ilaç takviyesi ile erken doğum önlenir. Erken doğumda erken teşhis bu yüzden çok önemli.

Bu ve benzeri durumlarda mutlaka en yakın sağlık kuruluşundan yardım isteyin.

« Önceki Konular