Go to content Go to navigation Go to search
Hamilelik&Doğum ile ilgili bilgi ve oneriler...

Hamilelikte Cinsellik Bitermi?

Eylül 25th, 2008 yazan admin

Hamile bayanlarin ve eslerinin ortak sorularindan birisi  hamilelikte cinsellik yasanmaya devam edebilir mi yoksa hamilelikte cinsellik cocuga zarar verebilecegi icin yasanmamali mi? sorularidir bu yuzden sizlerle faydali olacagini dusundugumuz bir yaziyi paylasmak istiyoruz.

Ben hamile bir kadınım. Eşimle cinsel ilişkiye girmem, bebeğe zarar verir mi?

Anne ve baba adayları, gebelikte cinsel yaşam konusunu hekimlerine çoğu zaman sormazlar ya da soramazlar. Biz hekimler de ne yazık ki çoğu zaman anne ve baba adaylarına bu konu hakkında sorulmadan bilgi vermeyiz. Gebelikte cinsellik konusu çoğu durumda, gebelikle ilgili bir problem yaşandığında gündeme gelir ve bu durumda da genellikle cinselliğin bir süre yasaklanması söz konusu olur.
3 DÖNEM MEVCUTTUR

Gebe kadında birçok bedensel ve ruhsal değişiklik meydana gelir. Bu değişikliklere bağlı olarak cinsel arzu, gebeliğin bazı dönemlerinde azalabilir, normale dönebilir, hatta bazen artış gösterebilir. Gebeliği 3′er aylık 3 ana bölüme ayırıyoruz:

İlk 3 aylık dönem (Birinci trimester): Gebeliğe bağlı bulantıkusma, yorgunluk, uykuya eğilim, meme hassasiyetinin sık yaşandığı bir dönemdir. Bu dönemde gebeler eşlerinin normal vücut ve nefes kokularından bile rahatsız olabilir. İlk gebeliğini yaşayanlar, cinsel ilişki nedeniyle düşük korkusu taşıyabilir. İlk 3 ayda memeler ve genital bölgede kanlanmanın artması ile hassasiyet oluşabilir. Bu bedensel ve ruhsal değişiklikler ilk 3 ayda cinsel arzunun azalmasıyla sonuçlanır.
İKİNCİ 3 AY RAHATTIR

3-6 ay arası dönem (İkinci trimester): Gebe kadın, oluşan değişikliklere alışmaya başlar. İkinci 3 ayda fiziksel yakınmalarından kurtulan ve psikolojik olarak gebeliğe uyum sağlayan anne adayında ilişkiye karşı ilgi artar. Genital bölge ve memelerdeki kanlanma, bu aylarda da devam eder. Kanlanmanın artması, anne adayının orgazmı daha yoğun yaşamasını sağlar.

6. aydan doğuma kadar olan dönem (Üçüncü trimester): Rahmin büyümesine bağlı olarak yorgunluk, uykusuzluk, mide problemleri, bacaklarda kasılmalar, memelerden süt gelmesi gibi belirtiler, cinsel ilişki ve orgazmda sırasında yaşanan güçlü rahim kasılmaları arzunun azalmasına yol açar. Rahmin büyümesi ise bazı pozisyonlarda ağrıya neden olur.

Her şeyin normal gittiği durumlarda, son 4 haftaya kadar cinsel yaşamda hiçbir kısıtlama yoktur. Bu dönemde erkeğin menisi içinde bulunan ve “prostaglandin” adı verilen maddelerin rahim kasılmalarını başlatarak erken doğuma yol açacağı düşüncesi nedeniyle ilişki önerilmemektedir. Önceden tekrarlayan gebelik kayıpları olan veya erken doğum yapan kadınlarda, orgazma bağlı düşük riskleri için ilk 3 ayda ilişki kısıtlanabilir. Gebelikte vajinal kanama olması durumunda, düşük veya erken doğum tehdidi bulunan kadınlarda ilişki kesinlikle yasaklanır. Bu yasak, tehlikenin ortadan kalktığı kesin olarak saptanana kadar devam eder. Erkekte veya kadında “genital enfeksiyon” bulunuyorsa, tedavi tamamlanıncaya kadar ilişkiye yasak konulmalıdır.

Hazirlayan: Dr. Gökhan Ordu
Kaynak: habervitrini.com

Hamilelik, Doğum İzni İle Emziren Kadın İşçilerin Hakları

Eylül 23rd, 2008 yazan admin

Doğum İzni:

  • İş Yasası’nın 74. maddesine göre Kadın işçilerin doğum izni, doğumdan önce sekiz ve doğumdan sonra sekiz hafta olmak üzere toplam onaltı haftadır.  Çoğul gebelik halinde doğumdan önce çalıştırılmayacak sekiz haftalık süreye iki hafta daha eklenir.
  • İşçinin istemesi ve sağlık durumunun uygun olduğunun hekim raporu ile belgelenmesi durumunda doğumdan önceki üç haftaya kadar işyerinde çalışabilir. Bu durumda, kadın işçinin çalıştığı bu süre doğum sonrası sürelere eklenir.
  • İşçinin çalışmasının sakıncalı olduğunun (Düşük riski gibi) doktor raporu ile belirlenmesi durumunda doğumdan önce ve sonraki toplam onaltı haftalık süre arttırılabilir.
  • Kadın işçinin isteği üzerine kendisine onaltı haftalık sürenin tamamlanmasından ya da çoğul gebelik halinde onsekiz haftalık süreden sonra altı aya kadar ücretsiz izin verilir.

    Hamile, Yeni Doğum Yapmış ve Emziren İşçilerin Çalışma Şartları:

  • Hamile kadın işçiler hamilelikleri süresince istemezlerse, yeni doğum yapmış işçiler doğumu izleyen sekiz haftalık süre boyunca, emziren işçiler doğumu izleyen altı ay boyunca gece çalıştırılamazlar. Hekim raporu ile bu süre uzatılabilir.
  • Hamile, yeni doğum yapmış ve emziren işçiler günde yedi buçuk saatten fazla çalıştırılamaz.
  • Hekim raporu ile gerekli görüldüğü takdirde, hamile kadın işçi sağlığına uygun daha hafif işlerde çalıştırılır. Bu halde işçinin ücretinde bir indirim yapılmaz.
  • İşçinin daha hafif işte çalıştırılması teknik olarak mümkün değilse, işçinin isteğine bağlı olarak ücretsiz izinli sayılması sağlanır.
  • Hamile işçilere hamilelikleri süresince periyodik kontrolleri için ücretli izin verilmelidir.
  • Kadın işçinin sigarasız ve dumansız bir ortamda gerekli aralıklarla oturarak veya rahatça uzanacak şekilde uygun şartlarda çalışması sağlanmalıdır.
  • Hamile, yeni doğum yapmış ve emziren işçilerin mümkün olduğunca oturarak çalışması sağlanmalıdır. Bu sağlanamıyorsa ara dinlenmeleri ihtiyacına göre daha sık düzenlenmelidir.
  • Uzun süreli çalışmalar ve ekip çalışmaları kadın işçinin sık tuvalete gitme ihtiyacına göre düzenlenmelidir.
  • Enfeksiyon riskine karşı işyerinde gerekli hijyen şartları sağlanmalıdır.
  • İş stresinin önüne geçmek için çalışma koşulları, çalışma saatleri, müşterilerle ilişkileri, işini kaybetme korkusu gibi stres faktörlerinden koruyucu önlemler alınmalıdır.
  • Çalışma hızı ve işteki yoğunluk kadın işçinin önerileri doğrultusunda uygun hale getirilmelidir.
  • Hamile işçinin, ani darbelere, sarsıntıya, uzun süreli titreşime maruz kalacağı işlerde çalıştırılmaları yasaktır.
  • Hamile işçinin kişisel koruyucular kullanısa dahi, seksen desilbelden daha az gürültülü yerde çalışması sağlanır. Gürültü seviyesinin düşürülememesi durumunda işçinin yeri değiştirilmelidir.
  • İşyerinde kadın işçinin soğuk, sıcak ve yüksek basınçtan dolayı sağlık riski yaratmayacak koşullarda çalıştırılması gereklidir.
  • Hamile ve yeni doğum yapmış işçinin yalnız çalıştırılmaması esastır. Bu sağlanamadığında, diğer çalışanlarla kolayca iletişim sağlaması için gerekli önlemler alınmalıdır.
  • Kadın işçilere, bir yaşından küçük çocuklarını emzirebilmeleri için günde toplam bir buçuk sat süt izni verilir. Bu sürenin hangi saatler arasında kaça bölünerek kullanılacağını işçi kendisi belirler. Bu süre günlük çalışma süresinden sayılır.

    İşverenin Oda ve Yurt Açma Yükümlülüğü:

  • Yaşına ve medeni durumuna bakılmaksızın yüz ile yüz elli arası kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde bir yaşından küçük çocukların bakılması, bırakılması ve emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından çalışma yerinden ayrı ve işyerine en çok iki yüz elli metre uzaklıkta bir emzirme odası kurulması zorunludur.
  • Yaşına ve medeni durumuna bakılmaksızın yüz elliden çok kadın işçi çalıştırılan işyerlerinde sıfır altı yaşıdaki çocukların bakılması, bırakılması ve emziren işçilerin çocuklarını emzirmeleri için işveren tarafından çalışma yerinden ayrı ve işyerine yakın bir yurt ve anaokulu kurulması zorunludur.
  • Yurdun uzaklığı iki yüz elli metreden uzakta ise işveren ücretsiz taşıt sağlamak zorundadır.
  • Oda ve yurt açma yükümlülüğünde işverenin belediye ve mücavir alan sınırları içinde bulunan tüm işyerlerindeki kadın işçilerin sayısı dikkate alınır.
  • İşveren işyerinde yurt açmak yerine başka işverenlerle ortak bir yurt açabilir veya bir yurtla da anlaşabilir.
  • Oda ve yurtlardan, kadın işçilerin çocukları ile erkek işçilerin annesi ölmüş veya velayeti babaya verilmiş olan çocukları faydalanır.
  • Yurtlarda 0-2, 3-4, 5-6 yaşındaki çocuklar birbirinden ayrı tutulmalıdır.
  • Oda ve yurtlarda yüksek öğrenim görmüş bir yönetici, öğretmenlik formasyonuna sahip öğretmenler, sağlık personeli, her on çocuk için bir kadın çocuk bakıcısı bulunmalıdır.
  • Çocuklar gün aşırı bri hekim tarafından sağlık kontrolünden geçirilmelidir.
  • Çocuklara düzenli olarak koruyucu serumlar ve aşılar yapılmalıdır.
  • Çocukların beslenmesi hekim kontrolünde olmalı, her çocuğa iki yüz ellişer gram süt veya yoğurt verilmelidir.
  • Oda ve yurtların bine, kuruluş, döşeme, araç, gereç, taşıt, beslenme gibi giderlerinin tamamı işveren tarafından karşılanacaktır.
  • Kaynak: sendika.org