- Hamilelik ve Epilasyon »
- « Forseps ile Dogum
Normal Dogum Tercih Edin
Doğumda canının çok yanacağı ve bir problem çıkacağı endişesine kapılan hamile kadınların doğru bilgilendirilmesi gerekiyor.Eğer anne adayı yakın çevresi ve doktorunun desteği varsa normal doğuma sıcak bakıyor. Aksi bir durumda ise hamile kadınlar doğum ağrısından, süresinden, dikişinden, bebeği veya kendisini etkileyebileceksorunlardan endişe ettikleri için sezaryenle doğum yapmayı tercih ediyorlar.
Acıbadem Hastanesi Bakırköy’de görev yapan Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Opr. Dr. Tahir Aslan, “Önceki yıllara göre kadınların daha geç evlenmeleri ve gebe kalmaları, az sayıda çocuk sahibi olmak istemeleri, “riskli gebelik veya kıymetli bebek kavramlarının ortaya atılması ile anne adaylarının gittikçe normal doğumdan uzaklaştığına dikkat çekiyorlar.
Normal doğuma hazırlık
Geleneksel olarak ülkemizde hemilelik, kadınlar yakın çevresinden dinlediği öykülerin ekisiyle doğuma hazırlanıyor. Kırsal kesim kökenli ailelerde doğum normal bir süreç olarak algılanıyor.Kentlerde ise son yıllarda gittikçe artan searyen isteği olduğuna işaret eden uzmanımız, bu kesimde daha çok “sezaryene ruhsal hazırlık” söz konusu olduğunu belirtiyor ve ekliyor:
“Kadının kendini bekleyen tıbbi sürece olumlu bakış fikrine sahip olması, ruhsal hazırlığın yüzde 90′lık kısmını oluşturur.Geri kalan yüzde 10′lukkısımda hastanın doktoruna, doğum yapacağı kuruma ve modern tıbba güveni kapsıyor.Anne adaylarının bu süreçte desteklenmeleri normal doğuma hazırlık için kurslara yönlendirilmeleri gerekiyor.Talep olmaması, yönlendirme olmaması, faydalarının algılanmamış olması, çok kar edilen yönünün olmaması da bu kursların sayılarını ve sürekliliklerini engelliyor. Bu nedenle doğuma bilinçli hazırlanma isteği olan anne adayları bile bu tür organizasyonlara zor ulaşıyorlar.
Normal doğumun süresi
Normal doğumun süresi ilk gebelikte ve daha önce doğurmuş hastada farklılık gösteriyor. Genellikle ilk doğumların uzun sürdüğünü belirten uzmanımız, sözlerini şöyle sürdürüyor:
“Her iki gruptada genellikle süreyi belirleyen 1. evredir.Bu evre hastadan hastaya çok farklılık göstermektedir. Bu süre 7-8 saat sürebildiği gibi 2-3 saat de olabilir. Ancak bilinmelidir ki bu evrede rahim açılması çok artmadığı için, kasılmalar rahmi hazırlayıcı kasılmalar olduğundan ağrının algılanması çoğu zaman abartıldığı kadar olmayacaktır. Anne adaylarımızın çoğu bu süreyi çok rahatlıkla doktoru ile telefon kontağını sürdürerek evlerinde aileleriyle beraber geçirebilmektedirler. Çoğu zaman hastaneye gelme zamanı 1. evrenin sonu ile 2. evrenin başına rastlar. Bu aşamadan sonra bebeğin doğumuna kadarki zaman çok daha kısadır. Eğer herşey yolunda gidiyorsa bu dönem kadından kadına farklılık göstermekle beraber, minimum saatte bir santimetre açılacak bir hızda gerçekleşir. Ikınma ve bebeğin doğumu ortalama ilk gebelikte 50 dakika, doğurmuşlarda 20 dakika olabilir.
Ağrısız normal doğum
Doğum ağrısının şiddeti kişiden kişiye göre değişiyor. İşte bu noktada modern doğum devreye giriyor. Hastaya göre kişiselleştirilmiş, doğum ağrısını azaltmaya yönelik yöntemler kullanılıyor.
Dr. Hatem Doğu, aağrısız doğumun bugünkü literatürde en sık “epidural veya kombine spinal-epidural doğum anestezisi” olarak uyguladıklarını belirterek şöyle devam ediyor:
“Uygun vakalarda uzmanlarınca uygulandığında gerçekten hastanın kasılmalarını engellemeden, ağrı hissini ciddi oranda azaltmasıyla diğer yöntemlere göre üstünlük sağlıyor.”
Normal doğumun sezaryene üstünlükleri:
Yapılan birçok araştırma normal doğumun sezaryene olan üstünlüklerini ortaya koyuyor. Normal doğumun sezaryenin riskini taşımıyor oluşu bu üstünlüklerin en önemlisi. Bilindiği gibi sezaryen belkide dünyada en çok yapılan operasyon. Ancak yine de bir operasyon olması belli riskleri de beraberinde getiriyor. “Büyük ameliyatlarda sözkonusu olan kanama, enfeksiyon, mesane ve bağırsak yaralanmaları, anesteziyle ilgili riskler sezaryen için de geçerli. Oysa normal seyreden bir doğumda tüm bu risklerin istatistiki olarak çok daha az görüldüğünü belirten Opr. Dr. Tahir Arslan, “Tıbbi kanıtlarda bunu doğruluyor. Normal doğum süreci özellikle eşlerin beraber yaşadığı mutlu bir deneyim. Bebeğin doğumunu eşiyle paylaşmak genel anestezi alan hastalarda mümkün olmuyor ve doğan bebeği yaşattığı güzel duygular paylaşılamıyor.” diyor ve şöyle devam ediyor:
“Ayrıca iyileşme ve vücudun normale dönme hızı normal doğum sonrası daha çabuk olmaktadır. Doğum sonrası karında kesi olmadığından karın kasları daha çabuk eski formlarını alabilmektedir. Normal doğum sonrası emzirme daha kolay ve çabuk başlamaktadır. Özellikle isteğe bağlı yapılan sezaryenler sonrası bebeğin ağrıları başlamadan ve erken doğurtulmasına bağlı TTN denilen tablonun oluşma olasılığı daha fazladır ve dünya literatürü de bunu desteklemektedir. Ek olarak normal doğumun maliyetinin düşük olması da ekonomik kaynak kısıtlılığının sözkonusu olduğu durumlarda çok önemli olabilmektedir.
Normal doğumun riskleri
Günümüzde normal doğumun riskleri modern yöntemlerle, tıpkı sezaryende olduğu gibi asgariye indirilmeye çalışılıyor. Doğum eylemi süresince anneyi ve bebeği güvenli bir şekilde takip etmeyi kolaylaştıran yeni metodlar ve monitarizyon cihazları kullanılıyor. Uzmanımız, bebek anne açısından normal doğumun riskli olduğu durumlarda eğer çözüm sezaryen ise doğumun bu şekilde yapıldığını belirtiyor ve “Buna sezaryenin medikal enfeksiyonları denmektedir. Ancak beklenmeyen komplikasyonlar ister normal doğum ister sezaryen olsun her zaman, dünyanın her yerinde olmaktadır ve olacaktır. Bu nedenle doktoru ve doğum yapılacak yeri seçerken dikkatli olunmalı. Genellikle kabul edilen sezaryen risklerinin normal doğum risklerine göre daha fazla ciddi olduğudur” diyor.
http://bebekvecocuk.milliyet.com.tr/Bebek/Default.aspx?aType=ArticleDetail&ARTICLEID=1353&parCATID=56
Yayınlanmış 22 Nisan 2008 . Kategori: Ağrısız Doğum, Doğum, Epidural Anestezi, Hamilelik, Kadın Sağlığı, Normal Doğum, Sezeryan Doğum
