Hamilelik dönemi ve annelik ile ilgili aydinlatici bilgiler. Normal doğum, sezeryan doğum, suda doğum görüntüleri. Epidural, spinal anestezi videoları.
Kişi için ideal bir korunma yöntemiyle istenmeyen gebelikler, kişinin sağlığına zarar vermeden engellenebilir. “Doktorunuzun önerisiyle sizin için en uygun olabilecek yöntemi seçmeli ve benimsemelisiniz” diyen Dr. Cem Çıtlak, korunma yöntemleri ile ilgili şunları söyledi.
İdeal korunma yöntemlerini sıralayan Çıtlak, rahim içi araç, kombine doğum kontrol hapları, hormon enjeksiyonları, norplantlar (Hormon İmplantları), cerrahi sterlizasyon (Ameliyatla Kısırlaştırma), prezervatif gibi artık büyük bir çoğunluğun haberdar olduğu yöntemlerin yanı sıra teknolojinin ilerlemesiyle birlikte alternatif doğum kontrol yöntemlerinin de varlığından bahsediyor.
RAHİM İÇİ ARAÇ ( SPİRAL )
Günümüzde plastikten yapılmış, bakır ilaveli rahim içi araçlar en ideal olan ve en çok kullanılanlardır. Bunların dışında aktif vaginal enfeksiyonu olanlara uygulanmaması gereken progesteron hormonu ilaveli rahim içi araçlar da vardır. Adet kanamasının hemen sonrasında veya kadın gebe olmadığından kesin eminse herhangi bir günde doktor tarafından rahime uygulanır. İdeal koruyuculuk süresi, bakırlı olanlarda beş yıl, hormonlu olanlarda bir yıl olan rahim içi araç kullanan kadınların mutlaka yıllık doktor muayenesinden geçiyor olması gerekir.
Hiç doğurmamış olanlar ve çok eşliler için fazla önerilmeyen rahim içi araca bağlı olarak;
- Aşırı adet kanamaları
- Ara kanamalar
- Kasık ağrıları görülebilir.
- Progesteron hormonu içeren rahim içi araçların, standart olanlara üstünlüğü kanama problemlerine yol açmamasıdır.
KOMBİNE DOĞUM KONTROL HAPLARI
Günümüzde gelişmiş ülkelerde en sık kullanılan, östrojen ve progestoron hormonu içeren, etkin ve güvenilir yöntem olan doğum kontrol hapları seçilmeden önce kadın genel bir jinekolojik değerlendirmeden geçmeli, PAP smear’i yapılmalı ve uygun ilaç doktor tarafından önerilmelidir. Hapa adetin ilk günü başlanır ve 21 gün süreyle ara vermeden günde bir tablet alınır, 7 günlük arayı takiben tekrar hapa başlanır. Kadın ara verdiği 7 günlük dönemde adet görür. Kadın ilacı korunmayı düşündüğü süre boyunca 21 gün ilaç, 7 gün ara şeklinde kullanır. İlaç kullanılırken en önemli olay günlük tabletleri unutmamaktır çünkü unutulduğunda koruyuculuk etkinliği azalır. İlaç bırakıldıktan kısa bir süre sonra kadın ilaç öncesi doğurganlık kapasitesine ulaşır. Sigara içen 35 yaş üstü kadınların kullanması pek tavsiye edilmez.
HORMON ENJEKSİYONLARI
Aylık ve üç aylık enjeksiyon olarak uygulanır. Aylık iğneler 28 günde bir uygulanır ve östrojen ve progesteron hormonu içerir. İlaç kullanımının ilk aylarında düzensiz kanamalarla karşılaşıla bilinir. Etkileri kombine doğum kontrol haplarına benzer, günlük hap alımını unutabilecek olanlara önerilir. Üç aylık iğneler sırf progesteron hormonu içerir. Kullanımları esnasında adet düzensizlikleri ve tamamen adetten kesilme gibi şikayetler görülebilir. Bu ilaç daha çok emziren anneler için uygun bir seçenektir. Her iki ilaç da bırakıldıktan kısa bir süre sonra kadın normal doğurganlık kapasitesine ulaşır.
NORPLANTLAR (HORMON İMPLANTLARI)
Lokal anasteziyle kolun iç yüzüne yerleştirilen ve prgesteron hormonu salan kapsüllerdir. Ara kanamaları ve adetten tamamen kesilme görülebilir. Etkinlik süreleri beş yıldır. Çıkartılmaları için de cerrahi müdahale gereklidir.
CERRAHİ STERLİZASYON
Cerrahi kısırlaştırma hem erkek, hem de kadın için uygulanan ancak geri dönüşümsüz olarak kabul edilmesi gereken bir yöntemdir. Çocuk sayısını tamamlamış olan ve ileriki hayatında kesinlikle çocuk düşünmeyen kişiler için uygun olan bir yöntemdir. Kadınlar için uygulanan yöntem tubal sterlizasyon (tüplerin bağlanması), erkekler için ise vasektomi (üreme kanalının bağlanması) ‘dır.
PREZERVATİF
Erkekler için, günümüzde mevcut tek geri dönüşümü mümkün olan yöntem. Doğum kontroluna ilave olarak cinsel yolla bulaşan hastalıklardan koruyucu etkisi de vardır. Her ilişki sonrasında prezervatifin yırtık yönünden kontrol edilmesi önemlidir.
PERSONA DİGİTAL KONTROL
Bilinen tüm doğum kontrol yöntemlerinde vücuda yerleştirilen bir araçtan, ilaçtan, cerrahi müdahalelerden bahsettik. Persona, vücuda içeriden veya dışarıdan bir ilaç alınmadan ya da herhangi bir madde kullanılmadan çözüm sunan ve bu özelliği ile “dünyanın en doğal doğum kontrol yöntemi” olarak tanımlanan doğum kontrol yöntemidir. Prezervatif, rahim içi araç ve doğum kontrol haplarını kullanmadan sadece stick’lerinin üzerinde idrar testi yaparak sonuca ulaşır.
Normal Laboratuarların yaptığı doğum kontrol için çok önemli olan iki hormonu ( LH ve Östrojen) günlük idrar testleri ile ölçebilen Persona, laboratuarda yapılan testlerle % 99,7 oranında benzeşir. Tehlikeli gündeyseniz kırmızı, serbest gündeyseniz yeşil ışık yakarak şüpheye yer bırakmadan “konforlu bir cinsel hayat” olanağı sağlar. 35 yaş üzeri ve sigara kullanan kadınların doğum kontrol haplarını kullanmaları sakıncalı. Bu noktada da persona önemli bir yer teşkil ediyor.
Kaynak: ntvmsnbc
Seks, çiftler için hamilelik esnasında yakın kalmaları için harika bir yoldur. Bazı ana noktalar izlendiğinde genellikle güvenlidir:
Kadının üstte olduğu veya yan yattığı pozisyonlar hamilelik ilerledikçe daha rahat olabilir.
Derin penetrasyon annen için nazik ve rahat olmalıdır.
Hamilelikte vajinanın içindeki su veya hava (veya başka yabancı maddeler) seks oyunun bir parçası olmamalıdır. Şırınga etmek hamilelik sırasında asla yapılmamalıdır.
Anlayış, empati, yaratıcılık ve mizah hamilelik esnasında aşk yapmak için iyi nitelikler olabilirler.
Bir kadın her zaman “hayır” diyebilmeli.
Eğer bir kadın doğum öncesi dönemde yüksek risk altındaysa, orgazm ve cinsel birleşme doktorunuz veya ebeniz güvenli olduğunu söylemedikçe önlenmelidir. Böyle durumlarda meme uçlarını tahrik etmekten de kaçınılmalıdır.
Eğer doktorunuz önerdiyse cinsel birleşmeden (veya cinsel aktiviteden) kaçının.
Eğer amniyotik sıvı sızıntı yapıyorsa, yırtılmışsa veya sızıntı yapabileceği şüphesi varsa cinsel birleşmeden kaçınılmalıdır.
Eğer kadın veya partneri doğrulanmış veya ortaya çıkmış seks yoluyla geçen bir hastalığı veya HIV’si varsa herhangi bir cinsel birleşmeden kaçınılmalıdır.
Eğer cinsel birleşmeden kaçınılamıyorsa prezervatif veya sperma öldürücü kullanılması tavsiye edilir.
Dönem ilerledikçe, doğum sonrasında doğum kontrolü tartışmaya başlayın.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Hamilelikte seyahat genellikle bir sorun oluşturmuyor. Ancak uzun seyahatler yorucu olabiliyor. Sema Hastanesi Kadın Hastalıkları ve Doğum Uzmanı Dr. Gülnihal Bülbül, “ilk üç ay içinde mide bulantısı, kusma, sık idrara gitme, yorgunluk gibi şikayetler nedeniyle hamile bayanların seyahatte rahatsız olabilir. Uzun seyahat bir seyahate çıkacak hamile bayanlar ise ikinci trimestr denen 4.-5.-6. ayları tercih etmelidir” dedi.
Hamilelere yolculuk tavsiyeleri
• Sizi rahatsız etmeyecek, pamuklu, sentetik olamayan kıyafetler giyin.
• Yanınıza mide yanmasını bastıracak hafif, sağlıklı yiyecek ve içecekler alın.
• Elinizi yıkayamayabileceğiniz için anti bakteriyel el bezleri, kolonyalı mendil bulundurun.
• Uzun yolculuklarda sık sık kısa molalar verin, kısa yürüyüşler yapın.
• Yolculuklarda ayakların şişme ihtimaline karşı rahat topuksuz ayakkabılar giyin.
• Yurtdışına çıkacaksanız, doktorunuzla görüşün, aşı yaptırmanız gerekiyorsa yaptırın. Sıtma. Kolera, tifo, sarılık gibi bulaşıcı hastalıkların yaygın olduğu ülkelere gitmeyi hamilelik sonrasına erteleyin.
Uçak yolculuklarında nelere dikkat edilmeli?
Uçak yolculuklarında doktorunuz öneriyorsa hamileliğin 8. ayına kadar hiçbir sakınca bulunmuyor. Tabii ki bazı durumlarda uçak yolculukları tavsiye edilmiyor. Dr. Gülnihal Bülbül,
• İkiz ya da çoğul hamileliklerde
• Daha önce düşük yapmış hamilelerde
• Kalp-damar hastalığı olan hamilelerde uçak yolculuğunun tavsiye edilmediğini kaydetti.
Uçak yolculuğu yapacak hamileler,
• Uçağa biniş sırasında sorun yaşamamak ve hatta uçuşu kaçırmamak için doktorunuzdan “uçak yolculuğu yapmanızda bir sakınca olmadığına” dair bir rapor alıp bunu tüm uçuşlarınız sırasında yanınızda taşımanız uygun bir davranış olacaktır.
• Uçakta hareketsiz durmamanızda yarar uçakta zaman zaman küçük yürüyüşlere çıkın.
• Uçakta koridor tarafında oturmanız hareket kolaylığı sağlayacaktır.
• Uçaktaki kabin basıncı ayaklarınızda şişmeye de neden olabilir,
bu nedenle rahat bir ayakkabı giymeniz rahatlamanıza yardımcı
olacaktır.
• Hava yolculukları vücudun su kaybetmesine neden olur bu nedenle yeterli miktarda sıvı tüketmelisiniz.
• Bel ağrısına karşı yanınıza yastık almanızda fayda var.
Özellikle uzun yolculuklarda tuvalet ihtiyacı ve uzun süre oturmanın zararlarından korunmak için sık aralıklarla mola vermenin önemini vurgulayan Dr. Gülnihal Bülbül, otobüs ve tren yolculuklarında, uzun süre oturmanın kan dolaşımını etkilediğini bu yüzden her 2 saatte bir koridorda yürünmesi gerektiğini belirtti.
Hamile bayanlar araba kullanabilir mi?
Hamile bayanların araba kullanmalarında sakınca olmadığı söyleyen Dr. Gülnihal Bülbül, emniyet kemeri kullanımının çok önemli olduğunu ifade etti.
Karnın üstüne takılan bir emniyet kemeri bebek ve anne için kaza anında tehlikelidir. Bu nedenle, en güvenli emniyet kemeri karın altından ve göğüs arasından geçmelidir, dedi.
Hamileliğin son aylarına gelindiğinde, karın büyüdüğü ve direksiyona daha yakın olduğu için, kaza durumunda direksiyona çarpma bebek açısından riskli olabiliyor. Trafiğin yoğun olduğu zamanlarda araba kullanmak, hem yorucu olduğundan hem de mola verme imkanı olmadığından tavsiye edilmiyor.
Araba ile yolculuk yapacak hamile bayanların koltuklarını hava yastıklarından mümkün olduğunca uzağa çekmelerini öneriliyor.
Kaynak: ivillage.mynet.com
Hamilelik her yönüyle dikkat ve bakım isteyen bir süreç. Sağlıklı bir bebek sahibi olmanın yanında, annenin de kendine özen göstermesi arzulanan ve gözardı edilmemesi gereken bir nokta. Hamilelikte ve sonrasında anneleri en fazla üzen konuların başında ise fazla kilolar ve cilt problemleri (çatlaklar) geliyor.
Hamilelik sırasında vücudun her geçen gün genişlemesiyle birlikte gerginliğini kaybeden ciltte kuruma, elastikiyetin kaybolması ve hassasiyet görülür. Özellikle göğüsler, karın ve baldırlar en fazla etkilenenlerdir.
Doğumdan sonra vücudun deforme olmaması için hamilelik sırasında çok uzun süren ve çok sıcak banyolardan kaçınmak gerekiyor. Eğer bundan vazgeçemiyorsanız, hiç olmazsa çıkmadan önce ılık bir duş alıp bebeği rahatlatın. Aslında yalnızca ılık bir duş en uygunudur. Duş sırasında cildi fazla gerip parlatmamaya çalışarak, hafif yağlı bir sabun ve on beş günde bir gomaj’la (gomaj, vücut için bir tür keseleme görevini yerine getiren bir kremdir; bu kremi vücuda uyguladıktan sonra masajla oğuşturarak, eski, ölü hücrelerin atılması sağlanır) cildi yumuşatmak gerekir. Arada bir yapılacak hafif kese, kan dolaşımını arttırır. Daha sonra kol ve bacaklara vücut sütü de tatbik ettiğinizde günlük vücut bakımınız bitmiş demektir.
Çatlaklar alt derinin elastikiyetini ve hormonal dengesini kaybetmesiyle oluşur. Fakat gerçekte henüz hiç kimse çatlak olgusunun gerçek sebebini ve bazı kişilerde niçin oluşmadığını bilmemektedir. İşin ilginç yönlerinden biri de eğer sık hamilelik söz konusu değilse, çatlakların 25 yaşından genç olanlarda daha sık rastlanmasıdır.
Ani ve çok kilo almalar, durumu daha da kötüleştirebilir. Çatlaklara esmer ve kumrallarda daha az rastlanır. Önce kırmızı, daha sonra sedefimsi bir cilt altı yarası oluşumu ile belirginleşen çatlakların özellikle oluştuğu yerler göğüsler, karın bölgesi ve kalçalardır. Çatlakların her ne kadar daha ziyade hamileliğin son üç ayında oluştuğu söylense de, bu ancak kann bölgesi için geçerli olup, ilk haftalardan itibaren büyümeye başlayan göğüsler için değildir.
Tabii ki tüm bunlara karşı önlemler de yok değildir.
Mücadeleye ne kadar erken başlanırsa o kadar iyi sonuç alınır. Hamileliğin ilk aylarından itibaren söz konusu vücut bölgelerine çatlak kremlerini tatbik etmeye başlayın. İyice nüfuz ettirecek kadar vakit ayırın ve bunu doğuma kadar sürdürün. Bir tek gün bile atlamayın. Kremden tasarruf etmeyin.
Alt deri lifleri ne kadar yumuşak olursa, o kadar kırılgan olurlar. Bu yüzden fazla ve çabuk kilo almamaya çalışın. Şansınızı daha da arttırmak için üçüncü aydan itibaren, her altı haftada bir vücut masajı yaptırın. Bu hücrelerin daha iyi beslenmesini sağlayıp artıkların atılmasını kolaylaştıracaktır. Yalnız dikkat! Masaj mutlaka elle yapılmalıdır.
Kaynak: milliyet.com.tr
“Sen 2 canlısın, 2 kişilik yemelisin!” “Saç boyatmak mı? Kesinlikle olmaz!” “Aman ultrasona girmeye falan kalkma, bebeğe zararlı!”…
Bu sozler tanıdık geliyor, değil mi? Haklısınız, ortada bu kadar yasak ve kısıtlamadan soz edilirken ürkmemek elde değil.
Sağlıklı ve huzurlu bir hamilelik donemi geçirmek için en iyisi işin iç yüzünü oğrenmek. Bu konuda kadın hastalıkları ve doğum uzmanı Doç. Dr. Teksen Çamlıbel en çok merak edilen soruları yanıtlandırdı.
Vajinal akıntılarımın artması normal mi?
Evet: Hormon salgıları ve genişleyen damarlar lokore adı verilen akıntıya neden olur. Bu, oldukça bol miktarda gelen, beyaz ve kokusuz bir akıntıdır. Tek yapılması gereken, ozenli bir hijyenik temizliktir.
Kaşıntı, yanma ya da kotü koku olursa, vakit kaybetmeden jinekoloğa başvurulmalıdır.
Dişçide uygulanan lokal anestezi sorun yaratır mı?
Hayır: Verilen uyuşturucunun miktarı o kadar azdır ki, ne gebeye ne de bebeğe zarar vermez. Ancak, bazı durumlarda kullanılan ve rahimde kasılmalara neden olan kuvvetli maddelerden kaçınılması için, diş hekimine, hamilelik durumu mutlaka bildirilmelidir.
Havayolunu tercih etsem daha mı güvenli olur?
Evet: Uzun mesafeler soz konusuysa, havayolunu kullanmak, tüm diğer karayolu ulaşım şekillerine gore daha avantajlıdır. Daha kısa mesafe için otomobil ve tren yolculuğu tercih edilmelidir. Boylece, hareketsizlikten uyuşan vücudu mola vererek dinlendirmek mümkün olabilir. Otobüs ve gemi ise, ozellikle hamileliğin ilk aylarında, mide bulantılarını artırır.
Radyografiden kaçınmalı mıyım?
Evet ve hayır: Gebeliğin ilk doneminde, ya da gebelik şüphesi varsa, X ışınlarından kaçınmak gerekir. Aslında, hamile olduğundan şüphe edenlerin, adet doneminin ikinci yarısında rontgen çektirmemesi daha iyi olur. İlk 3 ayın ardından risk azalır. Ancak, yine de rontgen çektirirken karnın korunması yerinde olur.
Hamileliğin son günlerinde cinsel ilişkiye girmek doğumun erken başlamasına neden olur mu?
Evet: Dol sıvısı, prostaglandin içerir. Bu da, rahimle temas halinde, kasılmaları başlatır. 8. ayın ortalarından itibaren prezervatif kullanılmalıdır.
Bebeğin hareket etmesi herşeyin yolunda olduğu anlamına mı gelir?
Evet: Hamileliğin 28. ayından itibaren, herşeyin yolunda gittiğine dair bir güvenlik tedbiri olarak, fetüsün hareketlerini düzenli olarak sayma yoluna gidilebilir. 12 saat içinde, en az 10 yumruk ya da tekme hissetmeniz gerekir. Azaldığını ya da durduğunu hissederseniz hemen doktora başvurmalısınız.
Sezaryenden sonra, bir daha normal doğum yapılabilir mi?
Evet: Dünyada sezaryenle doğum yapmış kadınların yüzde 70′i ikinci kez normal doğum yapabilmiştir. Bunun ilk şartı, bebeğin duruşunda anormallik, kasıkta şekil bozukluğu gibi cerrahi müdahaleyi gerektirecek bir neden bulunmaması. İkinci şart ise, vajinal yolla doğumun kasılmalarına dayanması için, rahimdeki kesiğin tamamen iyileşmiş olması.
Küçük goğüslü kadınların yeterince sütü olur mu?
Evet: Goğüsün boyutlarının süt verme kapasitesiyle hiç ilgisi yoktur. Goğüslerin iriliği, bu bolgedeki yağlı dokuya, süt üretimi ise süt bezlerinin etkinliğine bağlıdır.
Miyoplar süt verebilir mi?
Evet: İlke olarak, ne doğum, ne de süt vermek miyopluğu artırmaz. Yine de, goz kusurunun 8 dereceden yüksek olduğu durumlarda, kontrolden geçmek ve gerekirse emzirmemek gerekir.
Biranın süt yaptığı doğru mu?
Hayır: Biranın süt üretimini artırdığı bilimsel olarak kanıtlanabilmiş değildir. Hatta, yapılan son araştırmalar, fazla bira içenlerde bebeğin daha az emmesine neden olabilecek şekilde sütün tadında bozulma olduğunu ortaya koymuştur.
Kaynak: milliyet.com.tr