Go to content Go to navigation Go to search
Hamilelik&Doğum ile ilgili bilgi ve oneriler...

Bebek ve Anne İlişkisi

Ocak 27th, 2010 yazan admin

Bebek ve anne birbirlerine sadece bir kordonla bağlı değildir. Anneler bebeklerini doğurmadan önce bile sever, kabullenir hatta konuşurlar. Onlara müzik dinletmek, bir şeyler anlatmak yani varlıklarını kabul etmek gerekiyor.

Bebek bunların ne kadarını duyar?
Yapılan birçok araştırmaya ve literatüre göre anne karnındaki bebekler çevresinde olan çoğu şeyin farkındadır. Her şeyi duyarlar fakat sonradan hatırlamazlar. Anne stresli olduğunda, mutlu olduğunda annenin her ruh halinden bebekler etkilenebilir. Aşırı stresli bir hamilelik, çok sinirli bir anne adayı bebek için son derece olumsuzdur hatta bu durum bebek için kalıcı bir özelliğe bile dönüşebilir. Bu yüzden gebelikte bedenen ve ruhen sağlıklı olmak çok önemli. Çünkü bebekler annenin enerjisiyle beslenir ve sıfatlarıyla vasıflanır.

Yakınları tarafından gebe kadınlara hep aynı ikazlar yapılır. Negatif  insanlarla görüşme, üzücü haberler izleme, sinirlenme, sağlıklı beslenme vs… gibi. Bütün bunlar kulaktan dolma bilgiler gibi gelebilir fakat doğrudur ve psikoloji tarafından da destekleniyor.

Gebe kadınlar gebelikleri boyunca sergilediği davranışlarla bebeği şekillendirir. Gebelikte gerekli vitamin ve mineraller gerektiği kadar alındığı takdirde bebek sağlıklı ve zeki olur. Gebelikte özellikle, folik asit ve demir alınması gerekir. Örneğin gebelikte balık tüketimi bebek için çok sağlıklı bir tercih olur. Gebelikte beslenme hem anne hem de bebek için çok önemli. Sağlıklı ve hafif beslenmek ve en önemlisi her besinden az da olsa tüketmek bebeğin gelişmesini ve zeki olmasını sağlar.

Doğum Sonrası Kilo Problemi

Aralık 23rd, 2009 yazan admin

Hamilelik donemi alınan kilolar anne adayının metobolizma ve bünyesine göre çeşitli değişiklikler göstermektedir. Bunun için ortalama bir kilo limiti koymak mümkün değildir. Her kadın kendi vücuduna göre bu sayıyı hesaplayabilir. Ancak kilo sorunu olan ve şeker, kalp gibi hastalıkları bulunan anne adaylarının 7-11 kg alması sorun olabileceği,  ama zayıf anne adaylarının 15-20 kg alması sorun olmayacaktır.

Doğum sonrasi 4-6 kg arası kilo verildikten sonra, doğru beslenme ile istenilen kiloları vermek mümkündür. Zayıflamak isteyen annelerin yaptığı yanlışlar arasında az yemek geliyor. Bu tamamen yanlıştır. Yeterli besin maddeleri alınmadığında vücut ihtiyaçlarını gideremez. Bu da anne sağlığı açısından risk taşımaktadır. Ayrıca anne sütünün azalmasına neden  olur. Bu yüzden dengeli ve düzenli beslenerek hem kendi sağlığınız hemde bebeğinizin sağlığını riske atmamış olur, istenmeyen kilolarınızdan kurtulabilirsiniz.

Anne sütü alan çocuk ilk dört ayda gelişim gösterir. Daha sonra büyüme hızı yavaşlar. Altıncı aydan sonra gerekli ek besinlerle bebeğinizin gelişimine destek olmanız gerekmektedir. Hamilelik de kilo alan anne bebeğin dördüncü ayından sonra doktor kontrolü altında diyet yapabilir.

Uzmanların açıklamalarına göre aylık 1.5-2 kg vermek annenin sağlığı olumsuz etkilememekte olup, anne sütüne bir zararı bulunmamaktadır. Fazla kilolu bir anne için, kiloları uzunca bir süreye bölmek annenin sağlığı ve sütün yeterliliği açısından uygun görülmektedir. Çok hızlı kilo veren annede, halsizlik, eklem ağrıları, baş ağrıları,a ğız kokusu baş göstermektedir. Bu yüzden düzenli bir şekilde beslenip kilo vermek gerekir.

Normal doğum  sonrasinda  7 günden itibaren spor yapmak uygun görülmektedir.İlk haftalarda anne süt üretimi ve loğusalık dömeninden geçtiği için yorgunluk görülür.Bu yüzden ilk haftalar günde en fazla 15 dakika kadar spor yapılmalıdır.Fazlası anne sağlığı açısından risk taşımaktadır.

Hamilelik ve Kordon Dolanması

Aralık 11th, 2009 yazan admin

Kordon dolanması, anne karnındaki bebeğin hareketleri sonucunda veya doğum esnasında görülen bir durumdur. Yapılan araştırmalar her 4 bebekten birinin kordon dolanması yaşadığı yönündedir. Doğum esnasında kordon dolanması yaşanırsa, bu bebeğin kalp ritmiyle belli olur. Anne karnındaki bebekte ise ancak ultrason yöntemiyle anlaşılabilir.

Kordon dolanması bebek için tehlike arz etmezken bazı durumlarda tehlike hatta ölümcül olabilir. Doğum esnasında kordon dolanması nedeniyle bebeğe giden oksijen ve kanda azalma yaşanabilir ve bu da bebek için risk oluşturur. Bu durumda anne yan yatırılır. Bebeğin kalp atışlarında herhangi bir düzelme olmazsa başvurulacak yöntem sezaryendir.

Bazen kordonun kısa olması nedeniyle veya kordonun birden fazla dolanması sebebiyle normal doğum esnasında bebeğin çıkması engellenebilir. Bu durumda da başvurulacak yöntem sezaryen doğumdur.

Kordon dolanması nadir olarak bebek ölümlerine de neden olabilmektedir. Ancak ne şekilde ve hangi durumlarda sebebiyet verdiği konusunda kesin bir tanı bulunmamaktadır.

Hamilelik esnasında kordon dolanmasının teşhisi doppler ultrason ile kolay bir şekilde konulabilir. Doktor, dolanmanın durumuna göre kişiyi yakın takibe alabilir. Bu durumlar genelde dolanmanın 3’ten fazla olması durumundadır.

Hamilelikte Kilo Oranları

Kasım 24th, 2009 yazan admin

Hamilelik öncesi kilonuz hamilelikte alacağınız kiloyu ciddi oranda belirler. Hamile kalmadan önce aşırı kiloluda olsanız gebeliğiniz boyunca fazla kilo almamak için diyet yapmanız asla önerilmemektedir.

Hamileliğiniz ilk aylarında fazla kilo almamanız gayet normaldir. İlk aylarda aldığınız bütün gıdalar bebeğin gelişimi için harcanmaktadır. Gebeliğin son aylarına doğru ise alınan kilolar anne ve bebek arasında eşit oranla dağılır.

Gebelikten önce kilonuz normalden düşük ise gebelik dönemi boyunca 12 ile 18 arası kilo almanız normal olarak karşılanır.

Normal kiloya sahip iseniz gebelik süresince alacağınız normal kilo oranı ise 11 ile 15 kilo arasıdır.

Gebe kalmadan önceki kilonuz normal kilodan fazla ise alacağınız kilo oranı 6,5 kilo ile 11 kilo arasındadır.

Normal kilonuzdan çok fazla kiloya sahip iseniz, tıp diline göre obez grubuna giriyor iseniz gebelik süresince 6,5 kilo almanız normaldir. 6,5 kilodan fazlası hem anne adayının sağlığı hem de bebeğin sağlığı için risk oluşturur.

İkiz bebek bekleyen anne adaylarının ise gebelik dönemi süresince almaları gereken normal kilo oranı ise 15 ile 20 kilo arasıdır.

Hamilelik Süresinde Oluşan Kanamalar

Kasım 12th, 2009 yazan admin

Hamilelik döneminin başlamasının ardından görülen vajinal kanamalar hekimler tarafından dikkatle incelenmektedir. İlk 3 aylık dönemde görülen kanamalar adet görme şeklinde olabileceği gibi düşük riski olduğunun da göstergesi olabilmektedir.

İlk 3 aylık dönemden sonra görülen kanamalar ise düşük riskinin fazla olduğunu, plasentanın rahmin aşağısına doğru yerleştiğini veya ciddi bir enfeksiyon durumunun oluştuğunun göstergeleri olabilmektedir. Bu dönemde ciddi şekilde takip edilmeyen kanamalar sonucu fetüs ölümleri gerçekleşebilmektedir.

Anne adayında oluşan yüksek tansiyon da kanama nedeni olabilir, bu durum hem anne için hem de bebek için ciddi bir sorun teşkil etmektedir.

İlk 3 aydan sonraki dönemde oluşan kanamaların son nedeni ise rahim veya rahim ağzında oluşan sorunlara bağlı olabilmektedir.

Hamileliğin son 3 ayında oluşan kanamalarda ise erken doğum tehlikesi veya erken doğum olabileceğini göstermektedir. Plasentanın erken ayrılması çok hayati bir kanama göstergesidir.

Son dönemde yapılan vajinal muayeneler de kanama nedenleri olabilmektedir.  Hamilelik dönemi nde görülen bu kanamalar oluşması durumunda yapılabilecekleri hekimler şöyle belirtiyorlar.

Kanamanın nedeni düşük tehlikesi ise yatak istirahati ve hareketlerde kısıtlamalar önerilmektedir.

Aşırı kanamaya bağlı demir eksikliği oluşması durumunda ise ilaç tedavisi uygulanması önerilir.

Gebeliğin son 3 ayında devam eden bu kanamalar istirahat, ilaç tedavisi gibi yöntemlere rağmen durmuyor ise bebeğin genel durumu, doğumdan sonra dış ortama uyum sağlayıp sağlayamayacağı göz önünde bulundurularak erken doğum gerçekleştirilebilmektedir.

Hamilelik Sonrası Diyet Programı

Kasım 11th, 2009 yazan admin

Hamilelik sürecindeki aşerme olarak tabir edilen ve bol besin tüketimiyle sonuçlanan 9 aylık bir sürecin ardından annelerde kilo vermek konusunda kimi ön yargılar oluşabiliyor. Çocuklarını iyi beslemek ve onlara bol süt verebilmek düşüncesi annelerimizin önceliklerini büyük düzeyde değiştiriyor, fakat bir türlü de kilolarından kurtulma düşüncesinden vazgeçemiyorlar…

İşte hamile bayanlar için hazırlamış olduğumuz hamilelik sonrası diyet programı adlı yazı çalışmamızda Fark Etmeden Diyet uygulamasına ulaşabileceksiniz. Burada önemli olan birkaç minik değişiklik ile kilolarınızdan kurtulabileceğinize inanıyor olmanızdır. Öncelikle çocuklarınıza süt verebilmek için bol besin tüketimi konusunu kafanızdan atmalısınız, bu sütünüzün verimliliğini düşürecektir.

Bitkisel kaynaklı ve süt yapabilecek olan besinlerin tüketimini tercih etmeli ve besin programınızı bir düzene koymalısınız. Fark Etmeden Diyet adlı uygulamada haftalık olarak yaklaşık 1 kilo vermeniz ve süreci sağlıklı bir biçimde atlatmanız planlanmaktadır. Bu yüzden margarin türevi yağların yerine temel yağ asitleri tüketmeli, yani bitkisel kaynaklı yağları tercih etmelisiniz…

Haftalık programınızda 4 temel besin olarak adlandırabileceğimiz süt, et, sebze-meyve ve tahıl besinlerinden en az birine her gün listenizde yer vermelisiniz.

Hamilelik (Gebelik) Rehberi

Kasım 5th, 2009 yazan admin

Hamilelikle ilgili korkularınız kafanıza takılan sorularınız olabileceği ihtimaliyle hamileliğe hazırlanabilmeniz için küçük ipuçlarını paylaşacağız…

* Bebeğinizin anne sütü emip daha sağlıklı olmasını istiyorsanız kendinizi buna hazırlamalısınız. Sütünüzün gelmeyeceğini düşünüp kendinizi bu konuda sıkarsanız psikolojik olarak etkilenirsiniz. Doğumdan önce verilen kurslara katılmalı ve emzirme tekniklerini öğrenmelisiniz.

* Hamileyken kullandığınız ilaçlara dikkat edin. Hamileyken kullanmanızda bir sakınca olmayan ilaçlar olsa bile doktorunuza danışmadan hiçbir ilacı kullanmayın.

* Hamileyken havuzdan çıkmayın. Hamileyken suya girmenizin vücudunuza çok yararı vardır. Su içinde vücut ağırlığınızdan kurtulacak ve fazlasıyla rahatlayacaksınız.

 *Hamilelik döneminde gece uyumakta zorluklar çekebilirsiniz bu sebeple gündüzleri ara ara belli saatlerde uyuyarak rahat anların tadını çıkarabilirsiniz.

* Herkesin sizi şımartmasına izin verin. Hamile olduğunuz için şüphesiz odak noktası da siz olacaksınız. Bu güzel anların tadını çıkarın ve bebeğiniz için mutlu olmaya çalışın. Biliyorsunuz ki sizin moraliniz ne kadar yüksek olursa bebeğinizde o kadar mutlu ve rahat olur.

* Hamilelik döneminde idrar yolları enfeksiyonlarını engellemek için bol bol sıvı tüketin. Normal bir insanın günde alması gereken sıvı miktarı 2 litredir. Hamile olduğunuz için sakın bu miktarın altına inmeyin. Daha çok sıvı almak sağlığınızı koruyacaktır.

Hamilelik (Gebelik) Dönemi Vücutta Kaşıntı

Kasım 3rd, 2009 yazan admin

Çoğu anne adayı hamileliği süresinde kaşıntı problemleri yaşarlar. Özelliklede karın bölgelerinde. Bu durum anne adayı ya da bebek için ciddi sorunların habercisi olmamakla beraber bazı özel durumlarda söz konusu olabilir.

Hamilelik doneminde son derece hızlı büyüyen karın, göğüs gibi bölgelerde kaşıntı olması aslında normal ve beklenen bir sonuçtur. Bu bölgede kaşıntı olmasının nedeni oluşan çatlakların ilk belirtisinin kaşıntı olmasıdır. Gebelik donemi ayrıca vücutta yaşanan hormonal değişimlerde ciltte bazı hassas durumlar yaratarak kaşıntıya yol açabilir. 

Anne adaylarının cildi normal kadınların cildinden daha aktif bir organdır. Bunun sebebi de yine hormonal değişimlerdir, vücutlarındaki kan değişimi ve ter bezlerinin çalışması artar. Bu sebeple meme altlarında, kasıklarda ve diğer cilt kıvrımlarında terlemeye bağlı olarak ciltte döküntü ve kaşıntılar olabilir. Bunlarda zamanla mantar oluşumuna ve enfeksiyonlarla kaşıntıya yol açabilir. 

Herkeste görülebilecek olan bu bazı basit kaşıntılarla başa çıkmanın yolları vardır. Bu yolların en başında sıcak su ile duş almaktan kaçınmaktır. Sıcak su cildin elastikiyetini azaltarak cildin daha çok kurumasına sebep olur.  En doğru seçim ılık suyla yıkanmaktır. Bunun dışında banyoda doğru şampuanı ve sabunu kullanmak bunun sonrasında da yumuşak bir havluyla kurulanmak çok önemlidir.   

Alınabilecek diğer basit önlemler ise yulaf özlü şampuan kullanmak olabilir ülkemizde de ürünleri bulunan markaların bu şampuanlarını tercih etmek sorununuzu hafifletebilir. Ayrıca günün en sıcak saatlerinde dışarıya çıkmamak sandığınızdan çok daha yararlı olabilir.

Hamilelikte (Gebelikte) Egzersiz

Kasım 1st, 2009 yazan admin

Hamilelik (Gebelik) Dönemi EgzersizEgzersiz ve spor normal şartlarda da hayatımızda büyük bir önem taşır ve sağlığımız için çok gereklidir. Aynı şekilde gebelik döneminde de spor ve egzersiz yapılması gereklidir. Hamilelik döneminde yapılan spor anne adaylarında dolaşım ve solunum sisteminin daha iyi çalışmasına  katkıda bulunduğu gibi kişinin kendini daha iyi ve rahatlamış hissetmesini sağlar. 

Kişi gebelik döneminde egzersiz yapmaya devam ettiği sürece gebeliğe bağlı şikayetler daha az görulür. Ayrıca düzenli yapılmaya devam edilen egzersizlerle anne adayının doğum zamanında sezeryanla doğum yapmak zorunda kalma riskini azaltır ve doğumun çok daha rahat geçmesini sağlar .

Hamilelik dönemi oldukça faydası olduğu görülen düzenli egzersizlerin aynı zamanda doğumdan sonrada büyük faydaları olduğu gözlenmektedir. Doğum sonrasında anne adaylarının kendine gelme ve toparlanma  süreçlerinide bir hayli kısaltmaya yardımcı olan egzersizler aynı zamanda bebeğin beyin gelişiminde de olumlu etkiler yaratır. Ayrıca doğumda alınan kiloların egzersizler sayesinde  verilmeside bir hayli kolaylaşır. Anne adaylarının egzersiz yapmaya özen göstermesinin önemli olduğu kadar anne adaylarının bu egzersizleri düzenli olarak uygulamasıda önemlidir.

Hamilelikte (Gebelikte) Haftalar

Ekim 25th, 2009 yazan admin

Hamilelik 40 hafta yani 9 ay devam eden bir süreçtir. Genelde 9 ay olan bu süre hamileliğin durumuna göre daha erkene alınabilen ya da hamilelikte oluşan bir sorun nedeniyle 7 veya 8 aylıkken hamileliğin tamamlanmasına karar verilebilen bir durumdur. Ancak bir bebeğin gelişiminin tamamlanması için gereken sağlıklı süreç 9 aydır. 9 aylık bu süreç üç bölümle incelenir. Bu bölümler gebeliğin her anında büyük dönüm noktlarıdır. Trimester adı verilen bu 3 aylık bölümler bebeğin gelişiminde sağladığı dönüm noktalarıdır.
 
İlk trimester sizin hamileliğe ve bebeğinize uyum sağladığınız ve bebeğinde organ gelişimini nerdeyse tamamen tamamladığı süreçtir. İkinci trimester artık siz bebeğinize tamamen adapte olmuşsunuzdur ve bebeğinizinde organ gelişimi hızla devam eder. Üçüncü trimester sürecinde sizin doğuma fiziksel ve ruhsal olarak hazırlandığınız ve hazırlıklara başladığınız bebeğinizin de akciğerlerinin olgunlaşmasının sağlandığı dönemdir.
 
Tabi ki bu dönemler ve geçen süreçler normal hamilelikler için geçerlidir. Her hamileliğin seyrinin ve geçirdiği süreçlerin farklı olduğunu unutamamak gerekir. Her bebek kendine özgüdür ve gelişimleride buna göre farklılık gösterebilir. Bu gibi incelemelerin sadece internet ortamında verilen bilgilerle değil bebeğinizi ve sizi hamilelik dönemi boyunca izleyebilicek bir doktorlarla tamamlamak gerekir.

« Önceki Konular